en iyi anne bebek blogger

4 Posts Anasayfa

Sevgi Dolu Çocuklar

Çocuklarınızı nasıl böyle sevgi dolu yetiştiriyorsunuz❓ Sık sorulan sorulardan birine yine cevap vermeye çalışayım.  Öncelikle, gebeliklerimden bu yana onların bir birey olduğunu hiçbir zaman göz ardı etmeden onlara yaklaştım. Hamileliğimde yoga ve ayrıca nefes egzersizleri yaptım ki vücut ve zihin rahatlığı ile hem kendim, hem de bebeğim anda kalalım diye bu yöntemleri seçtim. Bunların yanı sıra (bu kişisel tercihinizdir) namaz kılmak da manevi bir huzur sağladığı için, ibadetime daha dikkat etmeye özen gösterdim (abdest de tabii). Karnımda iken Kuran, meditasyon müzikleri ve Şebo hayranı olduğum için onlara Şebo da dinlettim. Bazen karnıma kulaklık koyarak ☺️  Doğum tercihimi epidural dahi kullanmadan, normal doğum olmasını seçtim. Sağlıkla ilgili bir sorun olmadığı sürece, ben her zaman normal doğum taraftarıyım; ağrı, acı ve sancılara rağmen. Çünkü çocuklarımla yaşayacağım her an’ı, hem bedenen, hem de zihnen yaşamam gerektiğini düşünüyorum. Bu konuyu hamile annelerimiz de lütfen araştırsın. Ben de detaylı yazmak istiyorum ama sezaryen doğum yapan…

Kardeşimi Kıskanıyorum

-Anne Hira’yı bir çöp poşetine koysak, ne iyi olur aslında 🙏🏽 -Neden? – Yine tek çocuğun ben olurdum, biliyorsun! -🙄🙄🙄 Güneş Hira’yı kıskandığını söylediğinde nasıl yaklaşıyorum❓ Dünkü “Güneş’in kardeşini çöpe atma dileği” muhabbetinden sonra, benim olaya nasıl yaklaştığımı soran arkadaşlarım olmuş. İlk olarak yaptığım şey sözel mesajdan önce, bedensel mesaj ve yaklaşımım oluyor: Gözünün içine bakarak (ki bu benim için her zaman ve herkes için geçerlidir), göz hizasında, mutlaka dokunarak, yumuşak ses tonuyla, samimi olarak – “Sanırım Hira’yı biraz kıskanıyorsun” – “Hıhı..” – “Biliyor musun ben de küçükken kardeşimi kıskanıyordum çünkü annem artık beni daha az seviyor sanıyordum. Ama sonra fark ettim ki hem annem hem de diğerleri beni hala çok seviyormuş. Kardeşim olduktan sonra kimse beni daha az sevmemiş. Ve biliyor musun; sen benim için çok özelsin. Ben Hira’yı da çok seviyorum, seni de çok seviyorum. Her zaman da bu böyle olacak, bana güven!” – 😍😍😍 – Hem düşünsene,…

Anaların Hakkı Ödenmez

1 metreden uzun bile değil. Ama benden daha iyi hissediyor, benden daha çok çabalıyor, benden daha fazla doğal ve benim ondan öğreneceğim çok şey var. Ormanda yürürken asfalt yoldan değil, çamurdan geçmek, toprağa değmeyi istemek gibi. İstediği bir şeyi başarmak için çabalamak ve gücünü kullanmak gibi. Hoşlanmadığı biriyle diyaloğa girmeye gerek duymadığı gibi. Onları gözlemleyerek, izleyerek bile çok şey öğreniyorum. Ben onun, o ise benim ruhumun ebeveyni. Sanırım böylece büyüyoruz, tüm anneler gibi ❣ Bunca yıl “anaların hakkı ödenmez” diye öğretildik. Her birimiz çocuk olduğumuzda “analarımıza borcumuz var” psikolojik mesajı altında ezildik. Evet, haklılardı, anaların hakkı gerçekten de ödenmezdi. Sonuna kadar doğru bir sözdü fakat neden çocuklara devamlı bu söyleniyordu? Bunu belki herkes yapmıyordur, o yüzden herkesi bir tutmuyorum fakat analarının bunu yaptığı o çocuklar şimdi büyüdü, onların da çocukları oldu, muhtemelen şimdi kendileri de öyle düşünecek ve öyle söylemeye devam edeceklerdir. Ben ise olaya bir de şu yönden bakmak…

İşaret Dilini Neden Öğrenmeliyiz

Güneş henüz bebekti. Bir gün o öğle uykusundayken, fırsattan istifade ben de yemek yapıyordum. Malum, bebeğim uyumadığı zamanlarda iş yapmam mümkün olamıyordu ☺ Ben yemek yaparken Güneş uyanmış, duymamışım. Fark ettiğimde çok ağlıyordu. Duyar duymaz yanına koştum. Bir vicdanla kendimi kötü de hissettim tabii, bebeğim çok ağlamıştı. Sarıldım, kokladım, özür diledim, emzirdim. Sonra aklıma şu soru geldi: “Ya ben işitme engelli olsaydım, o zaman ne yapardım?” İşitme engelli annelerimizi düşündüm. Anne bebek üzerine işaret dili anlatımı ya hiç yoktu ya da ben hiç rastlamamıştım. Kendi şahsıma, işitme engelli annelerimiz için de yapabileceğim bir şeyler olabilir miydi; anneler, kadınlar benim için önemliydi, benim için kadın kıymetliydi çünkü. Aklıma işaret dili öğrenmek geldi. Her ne yapacaksam, buradan başlamalıydım. Tüm bunlara karar verirken de sürpriz bir gebelik yaşadığımı öğrendim. Şimdi ne yapmalıydım? Ya hedeflerimi erteleyecektim ki bu nereye kadar; hamilelik, lohusalık, küçük bebekle ilgilenmek derken hedefimi en az 5 sene daha ötelemem gerekiyordu.…

MENÜ