Memeden Kesme Maceramız

Güneş, 2 yıl boyunca neredeyse sadece emerek beslendi diyebilirim. İlk 7 ay kilomuz hep normalin üzerinde seyrederken, 7. ayında ilk hastalanması ile birlikte yeni yeni başladığımız ek gıda maceramız birden iştahsız ve sadece emerek beslenen bebeğe dönüşmemize neden oldu. Kilomuz o dönemler normalin üzerinde olduğu için, kilolu hali bizi 13. aya kadar normal olarak devam ettirdi fakat 13. ayından sonra da hep zayıf bir bebek oldu. Kahvaltılıklardan tutun da, tencere yemeklerine, meyvelere varana kadar neredeyse hiçbir şeyi yediremiyordum. Bu hali hem beni üzüyor hem de iyiden iyiye tedirgin olmaya başlıyordum. 18. ayına geldiğimizde yeteri kadar beslenmediği için kan tahlili yaptırmaya karar verdim ki kan değerlerine göre beslenmesini takip edecek, gerekirse memeyi bırakmaya karar verecektim. Kan tahlili sonuçları benim için tam bir mucizeydi; “her şeyi normal”! Demir, kansızlık, B12 gibi değerlerin düşük çıkacağından oysaki kendimce emindim.. 1 yaşından sonra anne sütünün de yeterli olmadığını duyduğum için de aslında böyle düşünüyordum.

Kan tahlillerinin sonucu doğrultusunda doktorumuzla birlikte ortak bir karara vardık; 2 yaşına kadar Güneş’i emzirmeye devam edecektim. Hatta 2. yaşına vardığında kış ayında olduğumuz için bağışıklık sistemi çökmesin diye 2 buçuk yaşına kadar da devam ettirebilirdim emzirmeye. Bu süre zarfında da tabiki yiyeceklerden yedirmeye çalışacak fakat asla zorlamamaya devam edecektim.

MemedenKesme

22. ayına geldiğimizde (aylardan Ağustos’tu) doktora kontrole gittik. Doktorumuz bize bir tebessümle Güneş’in bronşit olduğunu fakat biz anlamadan hastalığı atlattığını; şu an hastalığın geçme aşamasında olduğunu söyledi. Tabii doktorumuza telaşla ve korkuyla baktık bronşiti duyunca. Bu kadar önemli bir rahatsızlığı biz anlamadan kendi kendine geçmesi ise şaşırtıcı ve gayet de sevindiriciydi. “Bu şekilde atlatmanızın nedeni nedir biliyor musunuz? Anne sütü! Anne sütü o kadar koruyucudur ki, çocuğun aşısıdır ve bağışıklık sistemini de güçlendirir, korur. Sen sanıyor musun ki yaz boyunca hep geziyorsun ve bu çocuk neden hasta olmuyor kalabalık ortamlarda olduğun halde ya da toplu taşıma araçlarını çocuğunla sık kullandığın halde? Eğer memeden kesseydin Güneş’i, hem bu kadar rahat ve kalabalık ortamlarda sağlıkla gezemezdin, hem de koruyucu bir gıdayı bıraktığın için bağışıklık sistemi düşecek ve çocuk hasta olacaktı. Bu bronşit de ne siz anlamadan bu kadar çabuk geçecek ne de bu kadar hafif kalacaktı.” deyince tabi yüreğime serpilen sulardan dereler göller olur, anlatamam nasıl rahatladığımı.
Gel gelelim bunun yanısıra şöyle de bir problemimiz vardı ama.. Güneş, 4 ay boyunca 1 gram bile kilo almamıştı! Boyu normal seyrinde uzuyor fakat kilo almıyor. Yani bu da demek oluyorki çocuk zayıflıyor. Bunun üzerine de, Ağustos ayı geçtikten sonra memeyi bırakma kararı aldık. Hiçbir ilaç tedavisi olmaksızın, Güneş’in öksürükleri kesilince memeden kesme maceramız da başlayacaktı artık… Memeden kesme dönemi, Eylül ve Mart ayları arasındaki dönemlerde yapılmamalıymış. Bu dönem kış ayına giriş olduğu için, çocuklarda bağışıklık sistemi için uygun dönem değilmiş. Ayrıca memeye bir şeyler sürmek bebek için travmatik bir etki de bırakabilirmiş. Çocuğa durumu izah edip artık meme yok deyip kesmemiz gerekiyormuş ve sigara tiryakiliği gibi birden bırakmak gerekiyormuş; önce gündüz sonra gece bırakırız gibi aşama aşama değil!  “Memeyi bırakınca da çocuk hasta olacaktır muhtemelen, bağışıklık sistemi düşeceği için, şimdiden hazırlıklı olun” diye de bizi uyardı doktorumuz. Güneş az da olsa kilo almaya devam etseydi 2,5 yaşına kadar (Mart ayından hemen sonra), kilo alımı durduğu için de artık 2 yaşına kadar emmesine  karar vermiş olduk.

Sıra gelmişti Güneş’i memeden kesmeye ikna etmeye.. Aman Allah, hala bile nasıl başaracağım diye düşündüğümü hatırlarken strese girebiliyorum 🙂 Kurban bayramında babaannemizi ziyarete gittik. Güneş arefe günü doğduğu için, 2 yıl önce arefe günü kucağıma almıştım diye laflıyorduk. Sonra aklıma geldi; evimizde Güneş ve ben başbaşayız. Güneş’e evde mümkün değil tek başıma memeyi bıraktırmak çünkü bana fazlasıyla düşkün bir çocuk, bir o kadar da memeye de tabii.. Aynı zamanda evde yalnızız fakat burası kalabalık bir ortam, herkes Güneş’i çok seviyor ve ilgileniyor. Tam bu iş için uygun bir ambiansı bulmuştum. Bayram tatilimi uzatmaya karar verdim. Babaannemizin yanında yaklaşık 20 gün kadar kalacaktık çünkü memeden kesme döneminden sonra eve hemen gelirsem yine memeyi hatırlayabilirdi. Çünkü bizim öğle ve gece uykularımız da hep memeyleydi. Sadece memeyle beslenen bir çocuk düşünün işte!..

İlk aşamada, aslında doktorumuzun bizi uyarmasına rağmen göğsüme bir parça kahve telvesi sürdüm. Meme  istediğinde meme artık ööğ olmuş dedim. Güneş de sağolsun pis bir şey görmeye dayanamaz. Yere düşmüş bir saçtan tutun da ufak tefek döküntülere kadar. Kahve telvesi memenin pislendiği hissini verdi O’na. Bu sırada da kalabalık ortamda daha iyi yemesini sağlıyor, 2 yıl boyunca İLK DEFA Güneş’ten parça parça ayrı vakitler geçiriyor ve meme aklına gelmesin diye çok da güzel oyalanıyor babaanne ve teyzelerimiz sayesinde 🙂 Meme emmiyor ama yemek de yemiyor aslında bu sırada.. Evimizde çok nadir yediği çikolatanın miktarı büyüklerimizin yanında ve bayramın da etkisiyle iyice arttırıldı bu esnada. Sucuk, tost ve ekmek içine düşkünlük başladı. Anlayacağınız abur cubura ilk etapta “evet” dedim. Onun dışında da meyve tüketiyordu sadece. İlk gece uykumuzda meme emip uyumak isteyeceğini bildiğim için, uyku saatinde dışarı çıktım. Babaannesinin yanında hiç de sorun çıkarmadan uyumuş yavrum. O gece, yine her zamanki gibi yanında uyudum ben de. Gece uyandı, ayağımda salladım, fayda etmedi. Uzun bir süre ağladıktan sonra yorgunluktan uyuyakaldı. Bu esnada da ben, sen artık abla oldun annecim, annecim memeyi artık ememeyiz, memeyi bebekler emer gibi durumu izah etmeye de devam ettim. Tam 3 gün boyunca bu böyle devam etti; uyku saatlerinde ben evde olmuyordum, gün içinde ara ara yanından ayrılıyordum, memeyi göster dediğinde gösteriyordum fakat meme arıtk yok annecim, sen abla oldun annecim, memeyi bebekler emer annecim demeye de devam ettim. 2. günden eve geldiğimiz güne kadar da Güneş babaanneyle aynı odada uyumaya devam etti. Ben artık, gece uyurken de yanında durmamaya karar verdim. Geceleri anne diye seslenip kimi zaman ağlıyor, kimi zaman da sadece babaannemiz pışpışpış yaparak uyutmayı başarabiliyordu. 4. güne geldiğimizde daha kabullenir bir durumdaydı. 1 aylık bir bebeği emerken gördü o gün, izledi izledi ve bana dönüp “Anne ben artık abla oldum dimi?” dedi 🙂 Bebeği emerken izlemesi içimi acıttı, nasıl dikkatli izliyordu ve itiraf etmeliyimki asla özlemem herhalde dediğim emzirmeyi bırakmak beni de çok üzdü.. Kendime de şaşırdım.

Tam 1. haftanın sonunda Güneş memeyi unutmasa da durumu kabullendi. Bugün 1 ay oldu, hala bile meme istiyorum diyor aslında ama sadece alışkanlık olarak.  Babaannemizin yanında tam olarak yemek yedirtmeyi başaramadık ama birkaç kere tencere yemeği de yedirtebildik. Doktorumuzun dediği gibi çocuk hemen hasta da oldu ama atlattık. Yanında asla üzerimi değiştirmedim ki memeyi tekrar istemsin ya da aklına gelmesin. Doktorumuzun dediği gibi bir kere artık bırakıyoruz, meme yok dedikten sonra asla çok ağladı diye geri dönüş yapmadım ki anneler sakın!! Bir kere bıraktı mı bir daha sakın memeyi vermeyin. Bu da çok önemli bir detay..

Ayrıca, biriken sütler iyice canımı yakmaya başladığı için ne göğsüme dokunabiliyordum ne de gece uyuyabiliyordum. 2. güne kadar bu böyle devam etti. 2. gece göğüs pompası ile sütü sağıp boşalttım. Sütü sağmaya devam edersem, süt üretmeye devam edecektim, o yüzden bir kereye mahsus ve mecbur olduğum için sütü o gün bir kere sağdım. Aksi halde sıtma ve ateş de yapabilirdi çünkü. Ertesi günü süt kesmek için eczaneden ilacını alacaktım fakat gerek kalmadı, aşama aşama süt göğsümden azalmaya başladı ve bitti.

Biz, babaannemizin sayesinde benim gerçekten çokkk zorlanacağım bu konuyu çok da fazla yorulmadan aştık. Güneş gibi anneye ve memeye düşkün bir çocuk memeyi bırakabildiyse, inanın her çocuk bırakabilir. Babaanne yöntemi tam bizim içindi. Her çocuk farklıdır elbet, her yöntem her çocuğa uymaz. Fakat evinizin dışında ve çocuğunuzla ilgilenebilecek bir akrabanız ya da dostunuz varsa ben bu şekilde deneyin derim.

Yemek yeme olayını da nasıl çözdüğümü yazacağım bir sonraki yazımda.

Sevgiler saygılar Güneş ve annesinden.
Neşeli günler dileriz

info@birannetavsiyesi.com

Yoruma kapalı.

MENÜ