Korona Virüsünden Koruyan Fitoterapi Bitkisel Yöntemler

Evet; telaşlanmaya ve telaşlandırmaya gerek yok çünkü maddi, manevi ve psikolojik olarak zaten yorgun bir dönemimizdeyken bir de üzerine ekstra korku, kaygı ve panik eklersek bu, bizi hepten yoran korona virüsü salgınının korkusu iyice yıpranacağımız sonuçlar doğurabilir. Korku mantıklı düşünmenin önüne bile geçebilir. O yüzden kişisel temizliğimizin yanı sıra sokağa çıkmamaya dikkat etmek gibi tedbirler de alınmalı, aynı zamanda da beslenmemize daha dikkat etmeliyiz. Çünkü telaşlanmamalıyız evet fakat şöyle de bir durum var; virüsün ne denli ülkemize girdiği ve kimlerin taşıdığını henüz net olarak bilemiyoruz. Ortalama 10 gün sonra gerçek sonuç kendini daha net şekilde gösterecek. O yüzden bu dönemde beslenmemize ekstra önem vermemiz lazım; hem korona virüsünün bulaşmaması için, hem de bulaştı ise sağlıkla ve çabucak atlatabilmemiz için.

Çocuk doktromuz Ayla Özcan’ın kış hastalıklarında fitoterapi, yani bitkisel yöntemlerle oluşturulan, doğal ve organik gıdalarla hazırladığım birkaç kür, şurup, çay, çorba tarifleri var ki “Grip Salgını ve Tedavisi” yazımda bahsetmiştim fakat bu sabah Ayla Hanım’ı arayıp birkaç tarif daha aldım ve

Korona virüsünden korunmak için

her gün düzenli olarak bu tarifleri uyguluyorum. Çünkü dediğim gibi; virüs şu an bizlerde varsa da yoksa da, bu tarifleri düzenli olarak kullanmaya devam edeceğim çünkü hem uzman doktorumuzun tavsiyesi, hem de yıllardır bu ürünleri kullandığım için çok şükür hasta olunsa bile ilaçsız, kimyasal ürün kullanmaya gerek kalmadan rahatsızlıkları atlatıyoruz. Detayları aşağıda paylaşacağım. Hepimize şifa olsun.

Kekikli Sirkeli Ballı Kür

1 su bardağının 3’te 2’si kadar kuru organik kekik
1 su bardağının çeyreği kadar ham organik bal
1 buçuk su bardağı da organik elma sirkesi.

Yarım litrelik bir kavanoza kekik ve balı ekleyin. Kavanoz dolana kadar da üzerine sirkeyi ekleyip iyice karıştırın. Cam veya plastik kapakla kavanozun ağzını kapatın ya da metal kapak ise kavanozun ağzına yağlı kağıt koyun. Her gün kavanozun hafifçe sallayın ve 14 gün buzdolabında bu şekilde bekletin. 2. haftanın sonunda temiz bir kaba süzün. 1 sene boyunca kullanılabilir. Ben her sabah çay bardağının çeyreğinden biraz daha az olacak şekilde kızlara içiriyorum ve kendim de içiyorum. Müthiş bir tadı olmasa da, yine de gayet lezzetli diyebilirim. Ve bir gıda tükettiğimizde aradan en az 15 dakika geçtikten sonra başka bir gıda ya da kür tüketiyoruz. Aynı zamanda önce meyve yeniliyor, en az yarım saat sonra yemek yeniliyor. Çünkü meyve midede çürüyor ve daha sonra bağırsaklarda hastalığa neden oluyor. O yüzden de meyve önce tüketilmeli diyor Aidin Salih.

Bitki Çayı Tarifi

Ihlamur çiçeği,
Kuşburnu,
Kekik,
Nane,
Mayıs papatyası,
Adaçayı,
Ebegümeci çiçeği.

Kuşburnunun çekirdeklerini de çıkartıp karışıma eklenecek şekilde toplam 7 tane olan bu çiçekler, yaklaşık 100 tane etken madde, yani 100 tane ilaca denk geliyor ve ilaçların yapamadığı birçok şeyi yapıyor. Bu kombinasyonu 1 yaşından sonraki tüm çocuklarımıza verebiliyoruz. Çayı demlemeden önce tüm çiçek ve yaprakları iyice öğütmeliyiz. El veya yine blender yardımıyla yapabilirsiniz. Mesela kuşburnunun çekirdeklerinin de kabuğun içerisinden çıkması lazım ki çayda direkt olarak demlensin. Bir tatlı kaşığı kadar bu karışımı kaynar suya koyup, ağzını kapatın. 7 dk demlendikten sonra içilecek ve içmek için de çok beklenilmeyecek. Kaynatmak yok. Demleme usulü yapılıyor. Ben ek olarak çay biraz daha ılıdığında içine yine bal koyuyorum ki çocuklar o zaman daha iyi içiyorlar.

Ayak Paça / Kelle Paça Çorbası

Burada şöyle bir detay var: Kelle paça ya da kemik kaynatmak; hangisi olursa olsun asıl meselelerin başında şu geliyor: Hayvan acaba ne kadar doğal besleniyordu? Çünkü ilaçlı ya da kimyasallı ürünler tüketiyorsa ilk etkilenen nokta kemikleridir. O nedenle biz şifa mı içiriyoruz yoksa kimyasal ürün mü diye sorgulamakta fayda var… Ayrıca kış hastalıklarında hiç atlanılmaması gereken bir çorba bu, yani içmesek de olur diyebileceğimiz bir gıda değil. Özellikle hastalığın ilk 3-4 günü tüketilmeli ve şu günlerde de yine haftada 3 günü geçmeyecek şekilde birer kase tüketmek çok önemli. Bizim kızlar da neredeyse tüm çocuklar gibi kelle paça çok sevmedikleri için yayla çorbasının içerisine karıştırıyorum, o zaman farkına varmadan tüketmiş oluyorlar. Bu da çocuklara içirebilmek için bir yöntem olabilir.

★ Ayrıca her sabah ballı kekikli sirkeli kürü içirdikten 15-20 dakika sonra da doğal, şeker katkısız bir kaşık pekmezi de içiriyorum.

★ Onun dışında bir yöntemim de her gün mutlaka evi en az yarım saat havalandırmak. Bunu yaz kış her gün mutlaka yaparım ki evin havalanması da sağlığımız açısından önemli. Ayrıca difüzör de kullanıyorum. Difüzörün içine de her zaman farklı yağlar fakat yağlar ekliyorum. Mesela karanfil, lavanta, portakal kabuğu yağı, limon yağı, melisa yağı gibi.

★ Yemeklerin içine soğan suyu veya sarımsak ekliyorum. Çorbaların içerisine 2 yemek kaşığı kadar soğan suyu eklediğimde çocuklar yine anlamıyor. Aynı şekilde yine yemeklere sarımsak daha çok ekliyorum ki kendim de çiğ olarak tüketiyorum. Tükettikten sonra da kakule çiğniyorum. Koku bırakmıyor.

★ Çocuklar günde 4 bardak su tüketmeliler. Yine aynı şekilde biz de en az 2 litre. Ayrıca virüsün boğazdan mideyi inmesi için (yani akciğere gitmemesi için) sürekli su içmek iyi bir yöntem iken, boğazın kuru kalmaması da önemli bir ayrıntı. Tuzlu su ile gargara yapmak da lazım ki bilhassa dışarı çıktığımızda, eve girer girmez…

★ Yine doktorumuzun tavsiyesiyle polen desteğine başladık. Tahta bir kaşıkla, çay kaşığının ucu kadar poleni çocuklara içiriyorum ve kendim de içiyorum.

★ Ev yapımı yoğurt tüketiyorum ki yoğurt, tarhana gibi probiyotik gıdaları arttırmak da yine önemli bir detay.

★ Bu aralar meyve tüketimi de özellikle benim için önemli fakat tek bir meyve çeşidi olması şart. Yani aynı anda kırmızı elma ile muz değil. Mesela önce kırmızı elma, ertesi gün yeşil elma veya muz gibi…

★ Çiğ yani kavrulmamış olmak kaydıyla badem, fındık, ceviz ürünleri de tüketilmeli diyor yine doktorumuz.

Bu aralar benim mutfaktaki sık yöntemlerim bu gıdalar üzerine. Tekrar hepimize şifa dilerken temizlik konusuna ve karantinaya da dikkat etmemizi de hatırlatmak istiyorum.
Çok sevgilerimle

Yoruma kapalı.

MENÜ