İki Çocukla Rutin Hayat ve Sosyal Hayat

İki çocuklu hayat ne tek çocuk gibi daha düzenli oluyor ne de elbette anne olmadan önceki hayat gibi 🙂 Zamanla tek çocuğa göre uyku, yemek, sosyal yaşam düzenini ayarlayabiliyor insan fakat iki çocuk olunca, düzenli bir sisteme geçiş yapmak biraz daha zaman alıyor. 

Bizim evde rutin hayat düzeni, küçük bebeğim Hira’nın yaş aralığına göre sürekli değişiyor. Bebeğim kolik bir bebek olduğu için, ilk zamanlarda uyku saati genellikle fön makinesi sesi eşliğinde oluyordu. Ben de buna çözüm olarak, YouTube kanalımda paylaştığım fön makinesi sesi ile çare buldum. İlk aylarında zaten daha çok uyuduğu için, uyku problemi olduğunda da bu sesi açtığımda daha rahat uyuyordu. Hira uykusundayken de ben, Güneş’in kahvaltısını ve kendi kahvaltımı hazırlıyordum. Bu sırada bebeğim uyanırsa gene emzirme, alt temizliği gibi ihtiyaçlarını gideriyor ve sonra dönencenin kalp, rüzgar, doğa sesi gibi sesleri eşliğinde rahatlayarak uyumasına izin veriyordum. Bu sabah düzenimiz, ortalama 3 ay kadar devam etti.

Hira biraz daha büyüdükçe sabahları daha az uyuyordu. Böyle durumlarda da Sevi Bebe‘nin yatağı ile oyun halısında ona oyun vakti ayırıyor, müzik eşliğinde çıngıraklarla oynamasını sağlıyordum. Böylece ben kahvaltımı tam olarak yapamasam bile, en azından Güneş’in kahvaltısını yaptırabiliyordum. Bebeğim büyüdükçe, yatma pozisyonu yerine daha çok oturarak durmak istediği için, kahvaltı ya da temizlik sırasında mama sandalyesinde oturtuyordum. 

Kahvaltı bittikten sonra, sırayı süpürme ve silkeleme işlerine bırakıyorum. Temizlik veya çocuk bakımında yardımcı kimseyle çalışmadığım için, yemek ve ev işleri de benim sorumluluğumda oluyor. Sabahları düzenli olarak evi süpürüp, tozları aldığımda genel temizlik gününe kadar ev daha temiz kalıyor. Sanırım bu işin iyi tarafı da bu; her gün düzenli toz almak ve süpürmek. Düzenli olunca da ev daha çabuk koordine oluyor. Ben evin işlerini yaparken Hira ağlarsa eğer, işimi bırakıp bebeğimin ihtiyacını karşılıyor ya da amacı sadece sakinleşmekse bebeğimi sakinleştiriyorum. Sanırım işlerimi yetiştirebilmemin en büyük nedenlerinden biri de strese girmeyi bırakmam ve rahat davranmamdan kaynaklanıyor. Ev işlerini yaparken Güneş’in bana bir engeli yok çünkü o bunları anlayacak kadar büyüdü artık şükür.  Ben işime döndüğümde de Hira, ya dönencesi ve bebek oyuncağıyla beşiğinde, ya oyun halısında ya da mama sandalyesinde oluyor (Kaç aylık olduğuna göre değişiyor nerede olduğu). Eğer yine hiç durmazsa, bebeğim kucağımdayken evimi süpürmeye devam ediyorum. Bu durum zor oluyor ama oluyor. Güneş’ten kardeşiyle ilgilenmesi konusunda yardım istediğim zamanlarda da kimi zaman red cevabı alıyorum, kimi zaman da parmak şıklatarak, hayvan taklitleri yaparak kardeşini oynatıyor. 

Mutfak toparlandı, ev süpürüldü, silkelendi, toz alındı, banyo temizlendi. Dediğim gibi, her gün yapınca bu işler gerçekten kısa sürüyor. Şimdi sırada oyun zamanı. Yine Hira’ya bağlı olarak plan burada da değişiyor 🙂 Ya Hira’yla oyunlar oynuyoruz (kitap okuma, bebek kartları, oyuncak keşfi, cee oyunu, sarılma dokunma konuşma, ayna karşısında vakit geçirme), ya da Güneş’le vakit geçiriyoruz. Kimi zaman çocuklarla tek tek oynuyorum, kimi zamanda da üçümüz bir arada oynuyoruz.

Öğle yemeği vaktini mümkün olduğunca Hira’nın uyku saatine denk getirmeye çalışıyorum fakat evdeki hesap her zaman çarşıya uymuyor. Bazen bebeğim çok kısa uyuyor, bazen de daha geç uyuyor. Uyuyorsa öğle yemeği işim kolay fakat uyanıksa Hira kucağımdayken sofrayı hazırlıyorum. 

Sonra gene aynı; çocuklarla oyun zamanı. 

Akşam vaktine kadar Hira’nın uyuduğu bir saat diliminde, eğer Güneş de kendi başına bir oyuna dalmışsa ben de ya kitabımı okuyorum, ya cilt/el bakımımı tamamlamaya çalışıyorum ya da bir araştırmam varsa onu araştıyorum. 

Güneş genellikle saat 9’da uyuduğu için, Hira da onunla birlikte aynı saatlerde uyuyor ve çocuklar uyuduktan sonra yemeklerimi yapmaya başlıyorum. Bu kural da her zaman geçerli olamıyor tabii fakat bunu gerçekleştirmeye gayret gösteriyorum ki çocuklar uyanıkken ve en verimli saatlerinde onlarla birlikte olmak, asla kaçırmak istemediğim bir durum… Yemekleri de 2 günlük yapıyorum çünkü her gün mutfağa girmek 2 çocukla beni zorluyor. Ama yoğurdumu her gün günlük olarak mutlaka yapıyorum. Blog yazılarımı da geceleri yazmaya gayret gösteriyorum.

#AnnelerDışarı İki Çocukla Sosyal Hayat

Peki sosyal hayatı nasıl aktive ediyorum derseniz; o da şöyle oluyor: Sabah kahvaltısı, sabah ev toparlama, mutfak ve banyo temizliği tamamlandıktan sonra, yemeğim de olunca öğleye kadar genellikle hazırlanmış oluyorum. Ana kucağı ve sırt çantam da sürekli hazır olduğu için, dışarı çıkarken yanıma alacağım eşyaları hazırlamakla vakit kaybı yaşamıyorum. Yine Sevi Bebe‘nin kangurusunu tavsiye ederim ki, kangurumdan sonra nadiren bebek arabamı alıyorum. Bu kanguru hem rahat hem de kolaylık sağlıyor. İlk zamanlarda bebeğim ve ben alışmakta biraz güçlük çektik fakat üçüncü günü ikimiz de alıştık. Kangurusunda benim göğsüme yatıp, çok da rahat uyuyor. Hem bu şekilde bebeğimin en önemli ihtiyaçlarından biri; anne teması da karşılanmış oluyor. Bebekler de çocuklar da birkaç denemeden sonra dışarıya çıkmaya alışıyor ve uyum sağlıyorlar. Sırt çantamda da zıbın, alt pijama, çorap, bebek bezi, ıslak havlu, gene Sevi Bebe‘nin kumaş mama sandalyesi ile Hira’ya yedireceğim ek gıdayı yanıma alıyorum. Kumaş mama sandalyesi, dışarıda yemek yedirirken çok rahat ve hijyenik oluyor. Gideceğim yerde mama sandalyesi yoksa, mama sandalyesi var ama çok kirli ise ki genelde hijyenik olmuyor mama sandalyeleri, kumaş mama sandalyesinde bebeğimi oturtuyorum. Hira için hazırladığım yemekleri de, öğün olarak fazla yapıyorum. Piştikten sonra kaynar halde iken kavanozlara koyup kapağını iyice kapatıyorum. Kavanozu da ters çevirip soğumasını bekliyorum. Birkaç saat sonra soğuyunca buzdolabına koyuyorum ve böylelikle ev yapımı ve taze oluyorlar. Bebeğime kendi pişirdiğim, organik ya da doğal olan gıdalarla, dışarıda da yemek yedirebiliyorum. Minik konservelerimi de hem buzdolabında tutuyorum hem de çabuk tüketiyorum. Bilhassa da Güneş ve Hira için mutfak alışverişimde de MemlekettenGelsin ‘i tercih ediyorum. Ek gıda kavanozunu dışarıya çıkarken yanıma alacağımda, MemlekettenGelsin’den sipariş ettiğim yiyecekleri özel olarak paketledikleri paketleri atmak yerine bu şekilde değerlendiriyorum 🙂 Özel paketlerinin içine buz kabı da koyup, bozulmasını engelleyerek bebeğime yediriyorum.

Dışarı çıktığımda metrobüs, metro, otobüs gibi toplu taşıma araçlarını da kullandığım gibi, bazen Careem minibüslerini de tercih ediyorum. Kaptanları güler yüzlü, kampanyaları da yararlı olduğu için özellikle son zamanlar bayağı tercihim oldu 🙂 Bazen tek, bazen arkadaşlarla toplu halde gidiyoruz. Instagram sayfasından iletişime geçerseniz, size detaylı bilgi veriyorlar. 

 

Boşuna mı #AnnelerDışarı diyorum? İstanbul gibi eşsiz bir şehirde yaşıyoruz, yıllar dersen su gibi geçiyor, şehrin kıymetini bilmek için, denizi, boğazı, laleleri, taşını, toprağını gezmek için neyi bekliyoruz? Çocukların büyümesini bekleyecek kadar gençliğim uzun değil, yavrularımı engel görecek kadar annelik bana sorun değil. Toplu taşımayla gelemiyorsanız, arabam da yok diyorsanız, benim gibi yapın, @careemtr ‘den öyle memnun kaldımki 🙏🏻 8 kişilik minibüs, arkadaşlarla da bir olup çıkacağım artık, tek başıma da ☺ Yeter ki siz “haydi” diyin, ben her iki kıtada da sizler için bu etkinliği yapacağım, annelerimiz eğlensin diye sizinle buluşacağım 💕 #Güzelİstanbulum

Şule Alkış | BirAnneTavsiyesi (@sulealkis)’in paylaştığı bir gönderi ()

 
 

Doğa gibisi var mı 🙏🏻 #AnnelerDışarı

Şule Alkış | BirAnneTavsiyesi (@sulealkis)’in paylaştığı bir gönderi ()

Ortalama olarak benim günlük rutinim bu şekilde oluyor. Düzenli olarak bu şekilde ilerlediğimde gün yetiyor. Hiç mi yorulmuyorum; elbette yorgunluk da oluyor, uykusuzluk da. Ama dedim ya, biraz bakış açısı, biraz an’ı yaşamak ve fazlasıyla da stressiz sakin kalarak gün güzelleşiyor. 

Sevgiyle büyüyen çocukların yanı sıra, sevgiyle onları büyüten, stresten uzak, mutlu günler diliyorum sevgili annelerimize. Haydi anneler, dışarı 🙂 

2 Yorum

  1. Bebek isteyen genç bir kadın olarak ileride neyi nasıl yapacağım acaba sorularıma cevap bulduğum bir yazı oldu. Çok da keyif alarak okudum. Tecrübeleriniz ve tavsiyeleriniz için teşekkürler. Arada kendi bloguma da beklerim. Çok sevgiler 🙂 http://www.tulininguncesi.com

    • Sevgili Tülin,

      Sayfanı ziyaret edeceğim, yorumlarda da linkin kalsın ki diğer arkadaşlarımız da umarım rastlar bu sayede. Sevgilerimle 🙂

Yorum bırakın

MENÜ