Çocuklarda Konuşma ve Dil Gelişimi

Çok da severek takip ettiğim pedagog Adem Güneş, çocuklar için en zor şeylerden birinin de konuşmak olduğunu söyler. Bunu yapabilmek için çocuğun bol bol taklit etmeyi seçtiğini söyler. Her çocuk da farklı olduğu için, konuşmayı erken ya da geç sökmek bildiğim ve araştırdığım kadarıyla çocuğun kendisine özel bir durumdur. Yani çocukların farklı farklı gelişim göstermesi, konuşmayı sökebilme konusunda da geçerlidir. Bunun da farkında olarak, fakat kendi adıma da neler yapabilirim, çocuğumun konuşmasını nasıl ilerletebilirim, ona nasıl destek olabilirim diye hamileliğimin ilk günlerinden beridir bu konuyu da detaylıca araştırmıştım.

Hamile olduğumu öğrendiğimden bu yana Güneş’le her zaman iletişim halindeydim. Ona karnımdayken ninni söylemeye, onunla konuşmaya, müzik dinletmeye başlamıştım. Doğduğunda da, yenidoğan bir bebekken bile sürekli onunla konuşuyordum. Henüz anlamayacağını elbette biliyordum ama iletişimimizin sürekli olması adına ne yapacak olsam ona daha yenidoğanken anlatmaya başlamıştım. Mesela “tatlım ben şimdi lavaboya gidiyorum”,”masanın üstünü sileceğim şimdi” gibi. Konuşma yoluyla olan iletişimimizin yanı sıra tensel iletişimimizi de yenidoğan döneminden itibaren sıkça tekrarladım ki, çocuk kucağa alışacak korkusu asla yaşamadan sürekli kucağımdaydı. İlk üç ay gündüzleri kucağımda ve bana ten teması olacak şekilde, yüzü kalbimin üzerinde olarak yatırdım ve ben de bu şekilde koltukta uzandım. Sürekli olarak kalp sesimi dinleterek, anne sıcaklığında, onunla konuşarak ilk 3 ayımı geçirdim. Çok da iyi ettim. Bu sayede de güvenli bağlanmamızın ilk temellerini sağlam atmış oldum. 

6. ayına girdiğinde, 6 – 12 ay çocuk gelişimine uygun Bebek hafıza kartlarından alıp, kartları tek tek göstermeye başladım. “Bebek Dokun Hisset” ve “Bebek Dokun Öğren” kitaplarının serilerini de alıp hayvanlar, şekiller, renkler, 3 boyutlu çizimler, farklı dokulardan oluşan kitaplara dokunarak öğrenme, farklı sesler çıkaran kitaplara basarak öğrenme gibi eğlenceli ve ayına uygun bu kitap ve hafıza kartlarından edinip, sürekli olarak Güneş’le birlikte bu kitapları okuduk. 6. ayından sonra dışarı her çıktığımızda “Güneşciğim bak bu yaprak, merhaba yapraklar, yeşil yeşil yapraklar”,”Annecim bak taksi, sarı taksi, güle güle sarı taksi” gibi neyin yanından geçiyorsak ona hem nesneleri hem de sıfatlarını tanıtmaya başladım. Sürekli ama sürekli konuştuk her zaman. Evde de “bak bu buzdolabı, buraya yemeklerimizi koruyoruz” gibi izahlarda bulundum.

15 aylık olduğunda da Adım Adım Büyüyorum yazımda bahsettiğim gibi, gelişimine yönelik harika bir set olan bu setlerden aldık. Düzenli olarak her ay evimize geliyor, bu sayede yine çocuğun gelişimini destekleyen şeylerle iletişimimi farklı yollarla devam ettiriyordum. Aktif konuşmanın etkisi olduğunu düşündüğüm bu yöntemler sayesinde Güneş 4. ayına geldiğinde “gel” ve “baba”, 6-7 aylıkken de yolda köpek görünce “hov” dedi ilk olarak. 8 ayında kedi, köpek, kuş, balık, fil, aslan, kaplan, maymun, ayı, kelebek, fare, karga, tren, araba, gemi birçok şeyin sesini taklit etmeye başladı. Bu şekilde iletişimle 1 buçuk yaşında tam olarak cümle kurmaya başladı. 2 yaşına geldiğinde 12’ye kadar İngilizce, 10’a kadar Türkçe saymayı  öğrendi. Yine 2 yaşında ayların hepsini, günleri, kahverengi gri gibi ara renkler de dahil tüm renkleri, şekilleri, İstiklal Marşı’nı, Subhaneke duasını, okul şarkılarının hemen hepsini ve tekerlemelerin birçoğunu öğrenebilmişti. Dil gelişiminin şükür ki bu kadar iyi olması, çocukla kaliteli iletişim kurarak hızlanmış oldu. 

Bunların yanı sıra göz göze hizada konuştum sürekli. Bunu her seferinde mutlaka yaptım. Her sorusuna cevap verip her söylediğini dinledim. Her çocuğun mizacı ayrıdır, her çocuğun özelliği de farklıdır. Benim üzerine değinmek istediğim konu, çocuğa mümkün olduğunca dünyayı daha iyi tanıtmanız, ona izah etmeniz, bol bol kitap okumanız, göz göze hizada konuşmanız, taklitler yapmanız ve birlikte şarkı söylemeniz. Bunları oldukça aktif bir şekilde yaparsanız, çocuğun daha erken konuşmasını ve konuşmayı daha hızlı sökmesini sağlayabileceğinizi düşünüyorum.

Benim naçizane tavsiyelerim ve faydasını gördüğüm yöntemlerim bunlardır.
Kendini ifade edebilen, özgüvenli çocuklar yetiştirebilmek dileğimle,

Sevgiler

1 Yorum

Yorum bırakın

MENÜ