Çocuğu Zorla Seven Yabancılar

Geçenlerde Bursa’daki kardeşimi ziyarete gittik. Orada gezerken bir amca Güneş’i zorla sevmek istedi. Sevgili amcam Güneş yanına gitmeyince bu kez de zorla Güneş’i kucağına almaya kalktı. Çocuk çığlık atarak kucağından kaçıp yanıma geldi ama amcam takmış bir kere kafaya, sevecek o çocuğu!! Bu kez de yanağından makas alma derdinde.. O, çocuğun yanağını sıkmaya çalıştıkça Güneş sinirleniyor, bir yandan bağırıyor ve artık ağlamaya başladı. Biraz da Güneş’e güvendiğimden ve nasıl tepki vereceğini daha iyi gözlemleyebilmem için aralarındaki diyaloğa müdahale etmedim hemen.

Sebep ne olursa olsun; insanların yaklaşımları, empati kuramayışları ve güya iyi bir şey yaptıklarını sanarken çocuğa yapılan muamelelerin yanlışlığı, iradeyi kıracak şekilde “amcanın yanına gitsene, bir kere öpsün ne var” gibi çocuğun duygularına saygı duymadan yönlendirmeye çalışmalar çocuğa ciddi zarar veren hareketlerdir. Bu gibi davranışlar, Sevgili Adem Güneş’in de önemle değindiği bir konu…

Evet çocuklar çok tatlıdır, onları sevmek isteriz, dokunmak öpmek koklamak isteriz. Onlara sevgimizi sunmak isteriz. Ama onun bedenine dokunurken çocuğun anne babası bile olsak, izin almamız gerektiğini çoğu zaman düşünemeyiz. Bu şekilde davrandığımızda çocuğa zarar verdiğimizi farketmeyiz. Çocuklarımızın iradesi kırılan, kendini güç açısından zayıf gören ya da tacize uğradığını farketmeyen çocuklara dönüşebilme ihtimalini göz ardı ederiz.

Çocuğu “zorla” sevmek, ona sunacağınız sevgiden dolayı yararlı değil zararlı olacaktır çünkü bu yaklaşım, çocuğa saygısızca davranmaktır. Güneş tanıdığı tanımadığı herkese merhaba deyip sohbet edebilen, ortamda muhabbete hakim olup kendi de konuya dahil olabilen, özgüveni yeteri kadar yerinde olan bir çocuk. Sokakta tanışıp arkadaş olduğumuz arkadaşlarımız da vardır bu vesileyle hatta. Çocukla diyalogda ya da oyun esnasında onlara zorla bir şey yaptırmanın ve üzerinde “iyi niyetle” bile olsa güç uygulamanın neticesinde, çocuk gelişimine olumsuz etki edilir, kişilik alanına saygısızlıktır ve bu, karakter gelişimini de etkiler bana göre. Bu olayda da özellikle müdahale etmek istemedim çünkü Güneş’in tepkisinin ne olacağını, istemezse gitmek zorunda olmadığının farkında olup olmadığını, istemediği taktirde nasıl tepki vermesi gerektiğini bilip bilmediğini gözlemlemek istedim. Bağırdığı zaman da “aaaa kızım ne kadar ayıp, o senin amcan, hadi git bir kere öpsün, o senin büyüğün” vs. gibi laflarla aslaaaa ne direncini kırdım ne de çocuğa zorla istemediği bir şeyi yaptırmaya çalıştım. Aksine destekledim, yanında oldum ve amca biraz daha devam etseydi o esnada mümkün olduğunca yumuşak bir ifade ve dille araya girmeye hazırdım.

saygılı çocuk yetiştirmek Yine benzeri bir olayı da geçen gün bir restoranda yaşadım. Restoranın sahibi beyfendi, belli ki çocuk seven bir bey. Güneş’i öpmeye kalktı, Güneş her zamanki gibi yanaşmayınca tanımadığı insanlara, bu kez çocuğa küstüm demeye başladı ve öpersen sana şu tatlıdan vericem, bu çikolatadan getiricem demeye başladı. Şükür ki istediğini alamadı ama Güneş’ten… Diğer çalışanlar da Güneş’le gene ilgilendiler sağolsunlar ama, hiç bana sormadan çocuğu dışarı çıkarmaya kalktılar. Sonuç itibariyle tanımadığım insanlar ve tanımadığım bir ortam. Yanımda da kimse yok; Güneş, karnımdaki bebeğim ve ben! Hiç sesimi çıkarmasam çocuğu götürecekmiş çiçek toplamaya! Yine ne ses tonumu ne de yüz ifademi bozmadan “görebileceğim mesafede olun ve lütfen dışarıya da çıkmayın” dedim. Aynı tembihi Güneş’e de yaptım. Belli bir zamandan sonra bir baktım Güneş dışarıya doğru çıkıyor. Bu kez biraz sert bir tavır ve dille; “Güneş!! Sana dışarıya çıkmaman gerektiğini söyledim, burası senin dışarı çıkabileceğin ve yanımdan ayrılabileceğin bir yer değil, üstelik kalabalık bir yer” dedim. Ancak o zaman tekrarlanmadı aynı sahne…

Ne mutlu bana ki sevilen bir çocuğum var, şükür. Ama konu mevzu bu değil.. Ne başkalarının çocuğunu ne de kendi çocuğunuzu asla ve asla zorla sevmeyin. Çocukların düşünce ve tavırlarına saygı duyun. Onların dirençlerini kırıcı hareketlerde bulunmayın ki amaç ve hedef her ne kadar bu olmasa da, bu gibi tutumlar kişilik gelişimlerinde bunlara sebep oluyorlar. Yaş, cinsiyet, kimlik, yakınlık derecesi ne olursa olsun, sevginin yanında saygı da varsa, işte o zaman o sevgi makbuldür bence.

En derin sevgi ve “saygılarımla” 🙂

birannetavsiyesi@gmail.com

Yoruma kapalı.

MENÜ