ÇOCUK

Çocuğum Üstün Zekalı

TÜZDER Başkanı Tunahan Coşkun’la bir araya gelip, üstün zekâlı çocuklara dair annelerimizin bana yönelttiği soruları kendisine ilettim. Aşağıdaki paylaşımımdan detaylarına ulaşabilirsiniz anneler. Bu başlıklar dışında farklı sorularınız da var ise, sorunuzu bana iletebilirsiniz. Işık olmasını diliyorum. Sevgiler… Soru: Çocuğum üstün zekâlı mı; nasıl anlayabilirim? Cevap: Çocuğun üstün zekâlı olup olmadığını bir anne babanın anlaması çok mümkün değildir ancak dikkatli bir anne baba, eğitimci, öğretmen tarafından bebekliğinin ilk yıllarından itibaren aslında bir takım emareleri de görebilirler. Bunlar mesela; uykularının az olması, anne babayı erken tanıma ve tepki verme, kıyafetlerinin etiketlerinden rahatsız olması, üzerine örtülen battaniye gibi pamuk ya da plastik oranlarına karşı hassasiyetlerinin farklı olması, tat algılarının ve koku algılarının baştan itibaren genelde belirgin olması, ilerleyen dönemlerde genelde okula gitmeden ya da anne baba, bir eğitimciden destek almadan okuma yazmayı öğrenmesi, dil yeteneklerinin kapsamlı olması, kelime hazinelerinin gelişmiş olması, konuşurken yetişkin bir insanla konuşuyormuşsunuz izlenimini rahatlıkla uyandırabilirler. Bu ve buna benzer…

Çocuklarda Göz Sağlığı | Cumhur Şener

Göz doktorumuz Prof. Dr. Cumhur Şener’e göz muayenesi için her gittiğimde kendisine annelerimizin sorularını iletip, cevapları da blogtan ve Instagram hesabımdan aktarmaya çalışıyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi; Güneş’in ve Hira’nın gözlük numaraları doğru değilmiş ve bundan dolayı da Güneş’in gözünde göz tembelliği de başlamış. Cumhur Bey’in muayenesinden sonra bu durum ortaya çıktı ve kızların hem gözlük numaraları hem de gözlükleri, uygun olan bir gözlük markası ile değiştirildi. Hangi marka gözlük kullanmalıyım diye araştırırken de, çocuklar için en uygun gözlüğün de @tomatoglassestr olduğuna emin olduktan sonra, gözlüklerini de Tomato marka gözlüklerle değiştirdik. Gözlü seçimi ile ilgili aşağıdaki paylaşımımı da okuyabilirsiniz. Bu gönderiyi Instagram'da gör Göz doktorumuz Cumhur Şener Güneş ve Hira’yı muayene ettiğinde, gözlük numaralarının yanlış verilmiş olduğunu fark etti. O yüzden gözlük numaraları şimdi yeniden değiştirildi, keza gözlüklerinin markaları da. Doktorumuzla tanıştıktan sonra, göz sağlığı üzerine daha da hassaslaştım. Çocukların gözlük takmak istememelerinin bir nedeni, yanlış mercek kullanıldığından dolayı…

Üstün Zekalı Çocuklar

Çocuğum üstün zekalı mı; nasıl anlayabilirim? Çocuğum üstün zekalı ise nasıl yol izlemeliyim? Üstün zekalı olmak genetik bir özellik midir? Zekayı etkileyen faktörler nelerdir? Zeka geliştirilebilir mi? Üstün zeka üzerine yazılmış kitaplar hangileridir? Üstün zekanın ilk belirtileri nelerdir? Üstün zekalı olmak anormal bir durum mudur? Zeka testleri kaç yaşından itibaren yapılabilir? Çocuğunun üstün zekalı olduğunu düşünen ebeveyn ne yapmalıdır? Üstün zekalı olmanın en belirgin özelliği nedir? Zekayı etkileyen dış etkenler nelerdir? Üstün zekalı isem; bunu nasıl anlayabilirim? Yetişkinler için de zeka testleri var mıdır? Zeka testleri güvenilir midir? Çocuğun üstün zekalı olduğu ilk ne zaman anlaşılabilir veya anlaşılamayabilir mi? Üstün zekalı çocukla iletişim ve eğitimde ebeveyn nelere dikkat etmelidir? Üstün zekalı çocuklarda ne tür oyun ve oyuncaklar tercih edilmelidir? TÜZDER Başkanı Tunahan Coşkun’la bir araya gelip, üstün zekalı çocuklara dair annelerimizin bana yönelttiği soruları kendisine ileteceğim fakat öncesinde, Tunahan Coşkun’un üstün zekalı çocukların ebeveynlerine tavsiyelerini aşağıda paylaşmak istiyorum. Yukarıdaki tüm…

Göz Tembelliği | Cumhur Şener

Güneş 2 buçuk yaşından beri, Hira ise 7 aylıktan beridir gözlük kullanıyorlar. Doğuştan hipermetrop kırma kusuru var kızlarda. Göz sorunları ne kadar erken teşhis edilirse, o kadar iyi sonuç alınıyormuş. O yüzden yenidoğandan itibaren çocuklarda göz muayenesi çok önemli. Çocuklarda Göz Sağlığı ve Muayenesi yazımdan konuya detaylıca ulaşabilirsiniz. Geçen hafta Cumhur Şener’le muayene için randevulaştık ve muayene sonrasında fark ettik ki kızların gözlük numaraları doğru değilmiş… Aslında küçük kızım Hira’nın son zamanlarda gözlüğünü takmak istememesinin ve büyük kızım Güneş’in gözündeki şaşılığın artma sebebi buymuş; yanlış tedavi… Türkiye’nin en önemli göz doktorlarından biri olan Cumhur Şener’le göz sağlığı üzerine de konuştuk. Bu konuşma yalnızca benim için değil, tüm anne ve çocuklar için yapılmış bir konuşma idi. Yani ben naçizane tüm annelerimiz adına Cumhur Şener’den bilgi almak istediğimi talep ettim, kendisi de o yoğunlukta hepimiz için bizim adımıza bana vakit ayırdı. Kendisine bir kez daha minnet borçluyum; bizler için böylesine içten karşılama…

Bağırılan Çocuk Mu, Bağırmayan Anne mi?

Bu videoyu hatırlıyor musunuz? ↓↓↓↓ https://www.instagram.com/p/Bovv5j4gjAQ/ Bir de şu videoyu izleyin:↓↓↓↓ https://www.instagram.com/p/BoyTbIYAOWU/ Bir de şu muhabbetimiz var Güneş’le bağırmak ve kızmak üzerine: ↓↓↓↓ https://www.instagram.com/p/BpYr0BSnvl_/ Ve son olarak da bu: ↓↓↓↓ https://www.instagram.com/p/BsAi86MHvFv/ Gördüğünüz üzere, “bağırma canavarı” benim içimde de yaşıyor. Kendi yanlışlarımı da bir kez daha huzurlarınıza sunduğuma göre, sonrasında neler yaptığıma, nasıl telafi ettiğime, nasıl yol izlediğime ve bu konuyla ilgili neler öğrendiğime dair SWOT analizimize geçebiliriz 🙂 Öncelikle kişisel düşüncemi belirtmek isterim: Çocuğuyla vakit geçiren hiç kimse yoktur ki bence bağırmasın. Burada “bağırmak” derken asıl ifade etmek istediğim şey yalnızca sesinin yükselmesi değil; ebeveynin ses tonunu ayarlayamaması, öfkeyle karşılık vermesi, kendini regüle edememesi, mimik ve beden dili ile de kontrollü yaklaşamaması ve kriz anına her daim huzurla yanıt verebilmesi. Bu hep, gizleniyor bana göre. Ki bunun daha ergenlik dönemi de var 🙂 Gizlendikçe ve kişi çözüm bulabilmek yerine kendini suçlayıp, bir de üzerine herkesin “çocuklarıyla uyum içinde olduğunu görmesiyle”…

Beni Dinlemene İhtiyacım Var Anne

Öncelikle bu videoyu lütfen izleyin. İzledikten sonra da tekrar konuşalım: Anne Kız Sohbeti Daha önce de amigdalamızdan bahsetmiştim: Nörolojik gelişim ve zeka gelişimi açısından genlerin etkisi büyük, hatta %70 imiş fakat çevresel faktörler de beyin gelişimi için önemli bir etken. O yüzden, biyolojik faktörlerin yanı sıra çevresel dış faktörlerin de beyin gelişimi üzerine katkısı vardır ve dış faktörler de gelişimi etkilemektedir. Beynin amigdala bölümü, erken çocukluk dönemindeki anıları bilinçaltında saklamaktadır. Bu dönem hatırlanmaz fakat bilinçaltında muhafaza edilir. Hatta o dönemde dil gelişimi henüz tamamlanmadığı için bu duruma neden olduğu düşünülür. O açıdan, 0-2 yaş dönemi gelişim açısından büyük önem taşır. Korku, öfke, kaygı gibi durumlarda da amigdalanın etkisi vardır. O yüzden yetişkinlik dönemimizde bir sorun yaşıyorsak “çocukluğuna inmeliyiz” denilir 🙂 Bu durumu düşündüğüm zamanlarda anlıyorum ki; hayatımızda seçimlerimiz, öfkelerimiz, takıntılarımız, kaygılarımız, kızgınlıklarımız olduğunda karakterimizin yanı sıra çocukluk dönemindeki yaşanılanlar (ama hatırlanılmayanlar) da önemli bir faktördür. Bunu söylerken “ebeveynimizi suçlayalım” görüşünde…

Pikaçu’yu Neden Seçtin?

Sana çemkiriyorsam, senden hoşlanıyorumdur. Seni her gördüğümde gülümsüyorsam vardır bi bildiğim. Anlaşamadığımızda seni ikna etmeye çalışıyorsam, işte o zaman abayı yakmışımdır; olamaz mı?.. Çünkü ben, kadın beynine sahibim. Sana göre daha duygusal, sana göre daha çok konuşan, sana göre daha detaycı ve muhtemelen daha bağlı. Ama dur, ipler hala elinde değil… Çünkü tabiattaki her dişi gibi, erkeğini seçecek olan yine benim. Yeter bu kadar duygusallık, konuya girelim 🙂 Kadın beyni ve erkek beyni aslında birbirinden farklıdır ve o yüzden “erkekler kadınları anlayamaz” ve biz kadınlar onları “odun” olmalarıyla suçlarız. Serkan Karaismailoğlu’nun Kadın Beyni Erkek Beyni kitabı, Nusret Kaya’nın okuduğum birçok kitabı, Oytun Erbaş’ın TedX Alsancak konuşması ve Sinan Canan’dan öğrendiklerimi harmanlayıp buradan hem beyni, hem erkek dişi beyin arasındaki farkı hem de yoğuracağımız çocukların beyinlerini konuşmak istiyorum. Konu mühim çünkü beynimiz çok farklı, dolayısıyla da bakış açımız çok farklı ve her iki cins de karşı tarafı suçlu buluyor. Oysaki suçlu yok…

Bahar Eriş İle Dislektik Çocuklar Üzerine Söyleşi

Toplumumuzda disleksinin görülme olasılığı oldukça yüksek ve çoğu ebeveyn, öğretmen bu durumun bilincinde değil. Dolayısıyla dislektik çocuklara karşı nasıl yaklaşmaları gerektiğini bilemiyorlar. Aynı zamanda bu durumu kabul etmek istemeyen, bunu zeka geriliği olarak gören ya da utanan aileler de var. Oysaki disleksinin avantaj oluşturduğu birçok nokta var. Benim için Türkiye’nin en kıymetli isimlerinden biri olan Bahar Eriş ile disleksiyi konuştum. Disleksi nedir, avantajları ve dezavantajları nedir, dislektik bir çocukla nasıl konuşulmalı, nasıl öğrenim almalı, öğretmenler nasıl davranmalı, çocuğa nasıl yaklaşılmalı ve disleksi nasıl görülmelidir gibi birçok sorunun yanıtını Bahar Eriş’ten dinleyeceğiz. Olduğu gibi, konuştuğumuz gibi paylaşacağım. Faydalı olması dileğimle… Abraham Maslow’un bir sözü var: “Psikoloji bilimi olumludan çok, olumsuz tarafa bakmada çok daha başarılı olmuştur. İnsanın eksikliklerini, hastalıklarını, günahlarını olabildiğince ortaya dökmüştür. Öte yandan potansiyelini, erdemlerini, ulaşılabilir hayallerini ya da ruh sağlığını çok az ele almıştır.” Maslow’un tespiti disleksi anlamında da doğru bir tespittir. Disleksiyi Uluslararası Disleksi Birliği şöyle tanımlamış:…

Florürlü Mü Florürsüz Mü?

Geçen gün florürsüz diş macunu kullandığıma dair açıklama yaptığımda, florürü destekleyen ve desteklemeyen birçok kişiden iyi ya da kötü yorumlar aldım. Bu sebeple de florür hakkındaki düşüncelerimi ve araştırdıklarımı da aktarmak istiyorum fakat öncelikle teşekkür etmek istediğim değerli bir isim var: Diş Hekimi Sevgili Canan Yerlikaya’ya, benim düşüncemin aksini savunmasına rağmen, iletişimin en önemli unsuru olan “dili” saygı ve sevgi çerçevesinde kullanıp, Florür Durum Raporu’nu benimle paylaştığı için ve ondan da önemlisi, nezaketi için gönülden teşekkür ederim. Dayanışma içinde olmak ve aynı dili konuşabilmek büyük mutluluk. Zira deyim yerindeyse “alanın olmayan şeylere burnunu sokma, sen kim oluyorsun?” tarzında yaklaşan nice diş hekimleri de oldu. Benim alanım kod yazmak ve web tasarım sayfaları hazırlamak. Ama beynim, yalnızca alanım üzerinde kendimi geliştirmem gerektiğini söylemiyor. Aynı zamanda sorgulamamı, araştırmamı, “karşıt görüşleri de dinlememi, okumamı”, yargısız yaklaşmayı ve nazik olmayı da bana emrediyor. EQ’su gelişmemiş bir IQ tek başına yeterli değil. Üstüne üstlük ben…

Şimdi Okullu Olduk

Okul döneminin başlamasıyla, birçok evde çocukların da sorunları başladı… Kimi çocuğun huyu suyu değişirken, kiminin gece uykuları bölündü. Kimisi hala okula alışamamış ağlarken, kimisi de okulda neler yaptıklarını anlatmaz oldu. Kimi “uyumlu” gibi görünüp içinde fırtınaları koparırken, kimi de dalgın dalgın dolaşır oldu. Yani; okulların başlamasıyla birlikte düzeni değişen çocuklarımızın, bin bir farklı neden doğrultusunda sorunları da baş gösterdi. Güneş’in okula ilk başladığı dönemde, okula alışma sürecinde çok ciddi problemler yaşamıştık ve alışması da uzun sürmüştü. Bu sürede ona nasıl yaklaştığımı, neler yaptığımı ve Güneş’le nasıl bir yol izlediğimizi “Çocuklarda Okula Alışma Süreci” yazımda anlatmıştım. Başlığın üzerine tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz. Özellikle okula alışma dönemini atlatamayan çocuklarımız için önemli bir yazı. Hira’da ise durum bu kadar da kolay yürümedi. Çünkü O, uyku terörü yaşadı… Uyku terörüne kısaca değinmek için, Instagram paylaşımımdaki açıklamamı burada da yapmak istiyorum öncelikle: Bu gönderiyi Instagram’da gör Şule Alkış | BirAnneTavsiyesi (@sulealkis)’in paylaştığı bir gönderi…

MENÜ