ÇOCUK

BİLSEM Sınavları ve Hazırlık Aşaması

Bilsem mi Bilmesem mi? Bilsem aslında Türkiye’de en çok yanlış anlaşılan, amacından en çok uzaklaşılan kurumlardan biri diyebiliriz. Üstün zekalılar için uygun koşullarda bir okul neredeyse hiç olmadığı için Bilsem’e olan rağbet de buradan gelir aslında. Üstün zekalı çocuklara yeterli eğitim ortamı imkanı sunmasından dolayı ailelerin de önemsediği bir kurumdur Bilsem, yani sınav ile hak kazanan çocukların okul haricinde eğitim aldıkları Bilim ve Sanat Eğitim Merkezi. Konu gerek eğitim gerek üstün zekalı çocuklar olunca, burada yine bazı sorunlar karşımıza çıkıyor. Kazansa bile ortam, öğretmen yine önemli bir faktör olarak çocuğu etkiliyor. Onun dışında genellikle dikkate alınmayan bir konu daha var ki o da ortamın dizaynı. Mesela içeriği dizayn edilmemiş boş binalarda ortam hazırlamak mı yoksa zengin içerikli bir ortamda mı eğitim almak? İşte bizler bu noktada bile o çocukları anlayamıyoruz. Gerçekten de üstün zekalı çocukların estetik yönleri, bakış açıları, duygu dünyaları zengin olduğu için ortam da onlar için belirleyici bir…

DEPREMZEDE ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ ANLATMAK

Bunu dillendirmesi bile zor ama…… Deprem nedeniyle çocuklarımız da yetişkinlerimiz de büyük kayıplar yaşadı. Dolayısıyla çocuklara rehber olabilmemiz ve onların sağlıklı gelişimleri için onlara ölümü nasıl anlatacağımızı da bilmemiz gerek. Aşağıdaki DERİNSEL Youtube kanalımdan daha öncesinde ölümü anlattığım bir videomu lütfen detayıyla izleyiniz. Tüm bunlara ek olarak da değerli psikolog arkadaşım Ezgi Nur Şahin’in detay olarak verdiği diğer notlara da yine yazının devamından ulaşabilirsiniz. Sevgim, duam, sözüm ile kucaklarım…ÇOCUKLARA ÖLÜMÜ ANLATMAK VİDEOSU: https://www.youtube.com/watch?v=bHH8WRZ8Grc ÖLÜM İLE İLGİLİ ÇOCUĞA DAHA ÖNCE YALAN SÖYLENMİŞSE: Eğer yalan söylenmişse; “Ben kendim de çok zorlandım bu kayıpla, sana da sakin bir şekilde anlatamayacaktım o anda, buna hazır değildim. Ben hazır olmadan da sana aktarmakta da zorlandığım gibi hakikati söyleyecektim bir an önce”. ÖLÜM AÇIKLAMASI İÇİN NASIL DAVRANMALIYIZ? Ölümle ilgili çoğu çocuk daha derin sorular soruyor: O bizi görüyor mu, şimdi nereye gitti, neden ölüm var, neden insanlar ölüyor, ölünce ne oluyor gibi. Çocuğa ölümü yanıtlarken aslında…

Ağaca Sarılmanın Faydaları (Tree Hugging)

Shirin Yoku deyimini duymuş muydunuz hiç? Japonca’da Orman Banyosu anlamına gelen Shirin Yoku ormanın havasından, kokusundan, bitkisinden, güneşinden, sesinden keyif alarak kendini kaybetmek demek. Shirin Yoku ormanda koşu, yürüyüş, piknik gibi herhangi bir amaç olmadan, amaçsızca bulunmaktır ve orman banyosuyla birlikte adeta duygularımızın hepsi bir bir açılır, kopan bağımızı yeniden kurmuş oluruz. Ardından görürüz ki stresimiz, kaygımız, korkularımız gitmiş, yerine düşünebilen bir zihin gelmiş. Enerjimiz tüm canlılığıyla bizi yükseltmiş. İşte siz de mümkün olabildiğince ağaçlar arasında böyle amaçsızca yürüyün. Doğanın nimetlerini sadece göz değil, gönül de görür. Göz bedenin iken, gönül ruhun gözüdür. En yatıştırıcı ilaç, en iyi öğreti, en sağlıklı beslenme doğanın hayat damarlarında gizli.  Yeşil şifadır, yeşile bakmak şifadır. Ameliyathanelerde bile yeşilin tercih edilmesinin asıl nedeni budur aslında. Haydi, gelin o zaman bu kez de doğanın tohumu gibi insanın tohumu olan cenini anne karnında konuşturalım. Belli bir vakitten sonra İnsan’a dönüşecek ceninin söz sofrasından payımıza düşeni alalım: “Burası…

Yapay Zeka Eğitimi – 1 Ekim

Geleceğin meslekleri ve teknolojisini takip ettiğinizde, hele de işin mutfağına girdiğinizde görüyorsunuz ki ülkemiz maalesef kodlama ve yazılım üzerine oldukça geride. Onun da ötesinde artık sadece kod yazma ve yazılım öğrenme de yeterli değil artık çünkü yapay zeka oldukça gelişmiş durumda. Tüm bu ileri teknolojiye rağmen ise bizler ülkece kod yazma ve programlamada bile yeterli değil iken, dünya bir level daha atladı ve artık çoğu şey yapay zeka ile yapılıyor. Bunun bir tık ötesi de geleceğin mesleklerini ilgilendiriyor. Artık doktorluk, öğretmenlik, pilotluk, kasiyerlik, gazetecilik, şoförlük gibi aklınıza gelebilecek birçok kemikleşmiş ve ihtiyaç duyulan meslekler bile elimizde kalmayacak çünkü yapay zeka bizlerin yerine tüm bunların hepsini yapmış olacak. O nedenle yapay zekayı öğrenmek hepimizin görevi olmalı çünkü 30 yıl içerisinde hala yetersiz kalırsak bu alanda, çok daha gerilerde kalmış olacağız, maalesef… 2021 Mart ayında yapay zeka uzmanlığı eğitimi aldıktan sonra hocam Zafer Acar’ın ülkemizde eğitim vermesini çok arzu ettim. Çünkü yapay…

Okul Fobisi ve Okula Gitmeyi Reddetme

Okul fobisi genellikle okulöncesi ve ilkokula başlangıç dönemi ile 12-14 yaş aralığında görülür. Okul fobisini yaşayan çocuklarda aşırı korkma, gergin ve huzursuz olma gibi “ayrılık bunaltısı” dediğimiz durumlar oluşur. Çocukta ayrılık kaygısı, kalp çarpıntısı, bulantı, karın ağrısı, terleme gibi fiziksel belirtiler de gözükebilir. Okul Fobisi ve Ayrılık Kaygısı Yaşayan Çocuğa Nasıl Davranmalıyız? Çocuğun bu kaygıyı ve fobiyi yenebilmesi için ilk yapmamız gereken gerçek bir empati kurmak ve çocuğa doğru yaklaşmaktır. Bu genellikle ilk çocuklar için ve ilk ebeveynlik deneyimi olan ebeveynler için daha zorlu bir süreçtir 🙂 Güneş’in ilk anaokulu deneyiminde bu zorlu süreçten ben de geçmiştim ve maalesef yanlış tutum ve davranışlarda ben de bulunmuştum. Ayrılık kaygısı ve okul fobisi yaşayan çocuklarla konuşmak, sabırlı olmak ve kararlı davranmak çok önemlidir. Çocuğa “Bu korkunun birçok çocukta olduğunu, okula gittiğinde zamanla korkusunun azalacağını, onun yaşında iken benim de çok korktuğumu, annemden ayrılacağım ve güvende değilim kaygısı yaşadığımı” da anlatmıştım. Bu noktada doğru…

Dijital Okuryazarlık

Dijital dünyadan bahsediyoruz ama dijitalin ne olduğuna dair kaç kişimiz bilgi sahibi? Öte yandan teknolojiyi kaç kişimiz biliyor? Biz bunları sadece sosyal medyadan ibaret sanıyoruz ama daha da önemlisi ne kadarımız bunu anladı? Sosyal medya kullanımında dünyada ilk beşinci sıradayız ama eğitimde sonlardayız. Bastırılmış duygular ve dijital özgürlük de var bunun yanı sıra bizi buraya bağlayan ve hipnotize eden. Sindirilmeden elimize verilmiş bir nimet ya da biz sadece “nimet” kısmını görüyoruz ama gerçekten de bu böyle mi? Dolayısıyla bilgide, farkındalıkta ve kullanımda bu denli geri iken öngörüde bulunmak bile imkansız bizler için. Bu dünyayı ele aldığımızda işin arka mutfağı görebiliyor muyuz? Ki bu özelliğin gelişmesi için bilgiyi emen, gerçek bilgiye ulaşabilen, dijital okuryazarlık ve dijital zekada ilerleyebilmiş, sorgulama yeteneği gelişmiş bir birey olmak gerekiyor. Fikir sahibi olmadan önce, bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bu durumumuzu şunu benzetiyorum ben: Hani bir çocuğa “hayır” dediğimizde eğer çocuğa bilgiyi vermezsek ve sadece yaptırım uygularsak,…

Bilgisayar Oyunları ve Kod Öğrenme

7 yaşında bir erkek çocuk. Yazılımla ilgileniyor ve yazılıma dair ciddi seviyede ilgisi ve bilgisi var. Yine yaşına göre ileri seviyede yazılımla alakalı sonuçlar üretebiliyor. Annesi eğitimci. Çocuk yazılım bildiği için annesi bir noktadan sonra ona karışmamaya başlamış çünkü karşı koyamıyorum diyor. Bunun yanı sıra yazılımla ilgili dersler de aldırıyor, kendini geliştirmesi için destekliyor. Çocuk küçük yaşına rağmen bayağı yetişkin seviyesinde yazılım öğrenmeye hevesli. Tüm eğitim videolarını da sıkılmadan izliyor ve bilgi birikimini de arttırıyor ama bu kez çocuğun başka sıkıntıları baş gösteriyor. Annesi durumun farkında değil çünkü odaklandığı tek şey var: “Çocuğum zamana ayak uydurabilen ve şimdiden yeteneğini geliştirebilen bir birey. İleride kariyerini de yapabilecek çünkü hem ilgisi var, hem de yeteneği” düşüncesine sahip. Bir program nasıl yüklenir, nasıl güncellenir, işletim sistemi nasıl değiştirilir, bilgisayarın rami nasıl değiştirilir, işletim sistemi ve ana kart üzerindeki ayarlar nasıl değiştirilir, arduino ile robotik rodlama nasıl yapılır, bir oyun nasıl tasarlanır, oyun yazmak…

Çocuklarda Sınıf Atlatma Süreci

Hira geçen ay kendi kendine okuma yazmayı öğrenmiş. Onu da duvara yapıştırılabilir naylon kağıda “KASAP” yazmasıyla günler sonra fark ettim. Ben de sanıyorum Güneş yazdı. Güneş’e ne için kasap yazdın diye sorduğumda gerçek ortaya çıktı 🙂 Arkasından iki basamaklı sayıları toplama ve çıkarmayı, sonra tüm çarpım tablosunu, sonra da birden başlayarak 3000’lere kadar tek tek oyunla kendi kendine saymayı yapıyordu en son. Bunun üzerine seneye ilkokul birinci sınıfa başlayacağı için konuyu okulla görüştüm; sınıf atlatma yapmalı mıyız yoksa yapmamalı mıyız diye. Şimdi konuyu bir es verip burada bir detaydan daha bahsetmek istiyorum: Zeka geriliği nasıl anormal bir durum ise, üstün zekalılık da anormal olarak kabul edilir. İkisi de normalin dışında bir gelişim durumudur. Ayrıca zeka testlerinin gerekliliği de sık sorulan sorular arasında. Daha öncesinde blogta üstün zeka ile ilgili dört beş farklı yazım var. O yazılarımda detaylıca değinmiştim fakat şimdi de kısaca bahsetmek gerekirse; zeka testleri gerekli midir sorusuna şöyle…

Kardeş Kavgaları

Şu an hatırlamıyor olabilirsiniz fakat ikili ilişkilerinizi yönetirken, geçmiş zamanda kardeşinizle olan ilişkinizdeki etkiler ve izler, şimdiki ilişkilerinizi yönetmede bir etken. Yani ama iyi, ama kötü fakat etkisi büyük bir etken kardeş☺️ Dolayısıyla çocukluk döneminde ebeveyninle, kardeşinle ve çevrenle nasıl bağ kurduğun, seni ve seninle birlikte yaşayan herkesi etkiliyor. Kendimiz için bu noktada eksik isek tamamlamaya çalışmalıyız fakat şu an çocuklarımızın kavgalarını konuşalım: “Aynı babası”, “halasının huyu”, “sizi gebertirim bak, sesinizi duymiycam!”, “sen ablasın, kardeşini ağlatma”, “ sen de ona vursaydın o zaman” gibi yaklaşımlar sergilemek, çocukların duygusuna inememek, kriz anını yönetememek demek. O nedenle kardeş bir çeşit eğitim modelidir ve bu krizler fırsat anına çevirilirse empati, takım kurma, duyguyu yönetebilme, sosyal zeka ve duygusal zeka gelişimi yetenekleri de gelişir. Eleştirmeden doğru izahı yapmak, çocuğa kendi duygusunu anlatmak, duygularını dinletmek ve annenin tarafsız tutum sergilemesi çok önemli. Tabi bundan önce kendimizi regüle etmemiz lazım ? Kavga fiziksel şiddet olmayan ve aralarında tartışma olan…

Kan Grubuna Göre Beslenme

Blogun mutfak bölümünde sağlıklı beslenme, pişirme teknikleri gibi konulara da yer vermiştim. Diğer yazılarımdan bu konularla ilgili detaylara ulaşabilirsiniz ama kısaca bir kez daha değinmem gerekirse; sağlıklı beslenme için gıdaların üretimi kadar tüketim şekli de önemlidir. Sebzelerin nasıl doğrandığından tutun da, nasıl pişirildiği, tencere ve tava da dahil hangi araç ve gereçlerin kullanıldığına kadar her aşama sağlıklı beslenmenin ilgi alanına giriyor. Mesela alüminyum, teflon, klasik yöntemlerle kalaylanmamış bakır (klasik yöntemlerle ve kalaylanmış bakır ise benim evde en çok tercih ettiğim tencere ve tavalardır), seramik gibi malzemelerden üretilen, granit kaplamalı tencere ve tavalar, plastik ürünleri mutfaklarımızda bulunmaması gereken malzemelerdir. Çelik en ideal pişirme malzemesi olmamakla birlikte tercih edilebilir ama özellikle et yemekleri için ideal olan demir döküm tencerelerdir. Aynı şekilde güvenilir topraktan üretilmiş toprak kaplar da kullanılması gereken mutfak gereçlerindendir ve bir de elbette cam. Yine diğer yazılarımda da detaylı değindiğim gibi; yemek pişirirken soğanlarınızı yağla ile kavurmayın. Soğanları tencerede az…

MENÜ