ANNE

Duyguları Kontrol Etmek

Duyguları artık iyi ve kötü olarak ikiye ayırmaya başladık çünkü “pozitif olmak” diye yeni bir doğruluk biçimi ortaya çıktı… Evet, mutluluğa karşı değiliz ve çok da mutlu bir insanım ancak mutluluk adına acıdan kaçtıkça, aslında sahip olduğumuz o “sözde” kötü duyguları ötelemeye, görmezden gelmeye, bastırmaya başlarız. Bu kez görmezden geldiğimiz bu duygular daha da büyür. Psikologlar buna yükselme der… ? Halbuki duyguyu görmezden gelince biz duyguyu değil, o duygu bizi kontrol altına alır ve bastırdığın o duygu bir gün muhakkak açığa çıkacaktır; bir olay, bir kişi, bir çağrışım ya da bir anda… ? Duygunun pozitifi, negatifi olmaz. Pozitifi dayatmak bir zorbalıktır. Var olan duyguyu kabul etmek, yaşamak ve çözümlendirmek gerekir ki ancak işte o zaman mutluluk senin gerçeğin olur. Oraya varman için gideceğin yol ise, ötelediğin duyguları yaşamaktan geçer. Negatif duygular “kusur” değildir. Onların hepsi birer öğretidir; yaşaması sancılı bile olsa… ? Hare’de 7 renkten bahsettim. 7 renk, 7 duygu,…

Korona Virüsünden Koruyan Fitoterapi Bitkisel Yöntemler

Evet; telaşlanmaya ve telaşlandırmaya gerek yok çünkü maddi, manevi ve psikolojik olarak zaten yorgun bir dönemimizdeyken bir de üzerine ekstra korku, kaygı ve panik eklersek bu, bizi hepten yoran korona virüsü salgınının korkusu iyice yıpranacağımız sonuçlar doğurabilir. Korku mantıklı düşünmenin önüne bile geçebilir. O yüzden kişisel temizliğimizin yanı sıra sokağa çıkmamaya dikkat etmek gibi tedbirler de alınmalı, aynı zamanda da beslenmemize daha dikkat etmeliyiz. Çünkü telaşlanmamalıyız evet fakat şöyle de bir durum var; virüsün ne denli ülkemize girdiği ve kimlerin taşıdığını henüz net olarak bilemiyoruz. Ortalama 10 gün sonra gerçek sonuç kendini daha net şekilde gösterecek. O yüzden bu dönemde beslenmemize ekstra önem vermemiz lazım; hem korona virüsünün bulaşmaması için, hem de bulaştı ise sağlıkla ve çabucak atlatabilmemiz için. Çocuk doktromuz Ayla Özcan’ın kış hastalıklarında fitoterapi, yani bitkisel yöntemlerle oluşturulan, doğal ve organik gıdalarla hazırladığım birkaç kür, şurup, çay, çorba tarifleri var ki “Grip Salgını ve Tedavisi” yazımda bahsetmiştim fakat…

Corona Virüsünden Korunma Yöntemleri

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Türkiye’de corona virüsüne dair açıklamasından sonra, virüsten korunma yöntemlerini de aktarmak istedim ki hepimiz için tedbir olsun. Öte yandan İstanbul’da bir vakanın tespit edildiğini açıklayan Koca ‘Bir veya birkaç vaka, salgın değildir. Durum sadece virüsün ülkemiz sınırlarına girdiği anlamına gelir. İzole edilmiş vakada tek anlam budur. Yapmamız gereken, hayatımızı tedbirler doğrultusunda düzene sokmaktır. KORONOVİRÜS, ALACAĞIMIZ TEDBİRLERDEN DAHA GÜÇLÜ DEĞİLDİR.’ şeklinde de bir bilgilendirmede bulundu. Tedbirlerine değinmeden önce corona hakkında biraz bilgi almak için Oytun Erbaş’ın açıklamalarından paylaşmak istiyorum. Oytun Erbaş corono virüsünü influenza ile karşılaştırdığımızda şu şekilde bir tespitte bulunuyor: İnfluenzanın bir özelliği var, insandan insana bulaşırken bile mutasyona uğrar. Onun için sen tam bir antikor geliştirirken, değişen influenza yapısından ötürü senin antikor onu tanımıyor ve tekrardan enfekte olabiliyorsun. Yani influeanzayı geçirsen bile tekrar yakalanabiliyorsun. Onun için influenza çok tehlikelidir.” (Detaylarını aşağıda paylaştığım videodan izlemenizi mutlaka öneririm). Korona virüsünde ise böyle bir durum gerçekleşmediği için, kıyasla…

İçindeki Sen Kim?

“Şule Hanım, ikiziniz kapalı olduğu için sizde de az da olsa iman bilgisi vardır belki diye soruyorum: Neden bu kadar dünya işleriyle uğraşınız?” gibi bir mesaj aldım geçenlerde bir kadından. Bu mesajın altında yatan iki büyük etken var. Birincisi, yargı. İkincisi de kibir. Kibir ve yargıya bağlıyorum çünkü aslında bilinçaltında şu düşünce var. “Senin imanını yargılıyorum ve kınıyorum çünkü biliyorum ki sen yanlış yoldasın ve benim imanım senin imanından eksiksiz, tam. Bu sebeple de yargılamayı kendimde hak bulup seni doğru yola gelmen için, imanın için, kendi hayrın için de bu dünya işlerini bırakmaya davet ediyorum.” Peki, gerçek nedir? Şule Alkış’ın, Ayşe’nin, Fatma’nın, Hasan’ın, Faruk’un, Mithat’ın imanı eksik midir yoksa tam mıdır? Başkalarının imanı üzerine odaklanacak ve kendimizi “aşmış” sayacak kadar ne zaman yükseldik? Ne zaman hamdan pişmişe, pişmişten yanmışa, yanmıştan da olmuşa döndük de içinde yargı ve kibir barındıran bir bilgelikle başkalarını kınadık? En başından beri açıklamaya çalıştığım konu şu…

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Stres Yönetimi

Çocuk ya da yetişkin; her bireyin hayatında olan ruhsal bir gerilimdir stres. Onu seven ya da kabullenen, isteyen ya da varlığına tahammül eden, onunla başa çıkabilen kaç kişidir bilmem ama strese biraz da güzel tarafından, bize kattıkları tarafından bakalım istedim. Ve elbette onu yönetebilmeyi… O halde ilk bahsedeceğimiz kişi şüphesiz ki Abraham Twerski olacak. Abraham Twerski 1930’larda yaşamış, madde bağımlılığı ve özgüven, stres gibi konularda uzmanlaşmış, çok sayıda kitabı olan bir psikiyatrist. Stresle ilgili şöyle bir konuşması var: Stres ve stresi nasıl görmemiz gerektiği hakkında size söylemek istediğim bir şey var. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum çünkü pek çok insanın derslerimden hatırladıkları bir şeyin de bu olduğunu söylüyorlar. Bir dişçinin ofisine gönderilmiştim ve “Istakozlar nasıl büyür? isimli bir makaleye göz gezdiriyordum. Istakozların nasıl büyüdüğünden bana ne ama ilgimi çekmişti. Makale, ıstakozun sert bir kabuk içinde yaşayan narin, yumuşak bir hayvan olduğunu söylüyordu. Bu sert kabuk genişlemiyor. Peki, ıstakoz nasıl büyüyebiliyor? Istakoz…

Hatice Misge İle Açlık Orucu Röportajı

Ş.A: Su orucu hangi rahatsızlık ya da hastalıklar için tutulur? Hasta olmasak da tutabilir miyiz? H.M: Su orucu için danışmanlığa gelenleri iki gruba ayırabiliriz. Bir grup “ben yalnızca sağlıklı olmak için geldim” diyor. Bazısı da o kadar ağır şikâyetle geliyor ki, bakıyoruz aslında temelde bir şey yok. Yalnızca beslenme bozukluğu var, sürekli yaptığı hataların sonucunu yaşıyor. Fakat diğer grup  “sağlıklıyım” diye geliyor, problemler çıkabiliyor. Kişi kendini sağlıklı zanneder ancak organlarında farkında olmadığı bir takım birikintiler olabilir veya bir hastalık gelişiyordur ancak henüz semptomları ortaya çıkmamış olabilir. Bir rahatsızlığı olsun, olmasın hemen her hastalıkta da yapılabilir çünkü açlıkta bedeni kendi iyileştirme gücüyle baş başa bırakmış oluruz. Dışarıdan hiçbir müdahale yoktur. Şifa da Allah’tan beklenir. Şafi yalnızca Allah’ın sıfatıdır. Şifayı yalnız Allah verebilir. Peki, o zaman hekim ne yapıyor? Hekim teskin eder, sakinleştirir, yol gösterir diyor Hz. Ali. Biz şifa vermeye çalışmıyoruz, yalnızca yol gösteriyoruz. Son yıllarda “şifacı” kelimesi çokça kullanılıyor. Herhangi…

Bu Çocuklar Bu Lafları Nereden Biliyorlar

BirAnneTavsiyesi olarak 6 senedir blog dünyasındayım ve bu yazımda izninizle “bu kez” kendimden bahsedeceğim. Bahsimizin içinde “Güneş ve Hira’nın bu lafları nereden öğrendiği”, “benim mi öğrettiğim yoksa kendi cümlelerinin mi olduğu” gibi soruların yanı sıra “nasıl blog dünyasına girdim”, “amacım ne”, “ben kimim”, “ne iş yaparım”, “ebeveyn – kadın – çocuk ilişkisi bilgilerine nereden sahibim”, “çocuklarla iletişimde nasıl yol izliyorum, hangi kitapları okuyor ve hangi uzmanları dinliyorum, kimlerden rehberlik alıyorum”, “hayatımın koşturmacaları ile nasıl başa çıkmaya çalışıyorum ve nasıl çözümler buluyorum”, “bir ebeveyn olarak nasıl çocuk yetiştiriyorum ve nasıl yol izliyorum” gibi hakkımda en çok sorulan sorular ve beni üzen minik detaylardan da bahsedeceğim. Ara ara ilgili konularla ilgili de linkler paylaşacağım. Dilerseniz şimdi, anlatmaya en başından başlayalım: Asıl mesleğim sanıldığı gibi çocuk gelişimi ya da psikoloji üzerine değil. Çoğu arkadaşım psikolog olduğumu düşünüyor fakat aslında bilgisayar programcısıyım. Çalışma hayatıma ilk hamileliğimle birlikte ara verdim çünkü çocuğumu kendim büyütmeyi tercih…

En Çok Okunanlar

Çocuk gelişimi, kitaplar, hamilelik, lohusalık, kadın, sağlıklı yaşam, uzmanlarla ropörtajlar, doktorlar. Blogta yazdığım birçok yazımı, bu paylaşımımda kategorize ederek, linkleri ile paylaşacağım ki bana sorularını ileten tüm arkadaşlarıma da toplu yanıt olsun ve aranılan tüm yazılara kolay ulaşılsın diye dilediğim için. Başlıkları aşağıda bulabilirsiniz. Sevgilerimle KİŞİSEL GELİŞİM Yazı: Aşk, Sadakat, EşYazı: Kendini İyileştir Yazı: Tüm Mesele Senle Sen Arasında Yazı: Duygusal Şiddet Yazı: Psikoestetik Yazı: Kutsal Kase Yazı: Aşk Olsun! Yazı: Pikaçu’yu Neden Seçtin? Yazı: Daha İyisi Olabilirsin Yazı: Kavga Arası Mola Yazı: Mutlu Kadın Olabilmek Yazı: Fedakar Olma! Yazı: Kişisel Gelişiyorum Yazı: Takıntına Savaş Aç Yazı: Takıntılarından Kurtul Anne Yazı: Çalışan Anne Olmak Yazı: Kadınlar Ne Düşünüyor ÇOCUK GELİŞİMİ VE SAĞLIĞI Yazı: Çocuk Gelişimi Üzerine Kitaplar Yazı: Bağırılan Çocuk Mu, Bağırmayan Anne mi? Yazı: Beni Dinlemene İhtiyacım Var Anne Yazı: Helikopter Ebeveyn Yazı: Çocuğa Karşı Kararlı Olmak mı Yoksa Otoriter Olmak mı? Yazı: Mürebbiye misin Yoksa Dadı mı? Yazı:…

Kavga Arası Mola

“Başımın belası köpek! Bir de seninle mi uğraşacağım! İtliğin üzerinde, geberteceğim şimdi seni!” Hastanedeyiz. Bir kadın (oğlu olduğunu sanıyorum) çocuğun elinden tutmuş; bir yandan insanlar içinde hakaret ederken bir yandan da çocuğun kafasına vuruyor. Müdahale edememek zaten acıtırken, kadınla göz göze geldiğimizde gözlerinde gördüğüm nefret karşısında beynimin bana emrettiği “Bulaşma Şule, çevir kafanı” komutuna karşı geldim ve biraz daha sakinleştiğinde bir bahane ile gittim yanına. Konu konuyu açınca “Herkes yaşadığını bilir. Diğer insanlar gibi seni yargılayarak yanına gelmiyorum. Muhakkak ki içinde birikmiş bir çaresizlik var, belki de çözüm bulamadığın sorunlar silsilesi içindesin. Ki zaten hastanedeyiz, sağlık sorunun da var belli ki. Dolayısıyla tahammülün düşmüş.” -Ben şeker hastasıyım. Çocuğum çok yaramaz ve psikolog artık ona ilaç vermek istedi daha sakin davranması için. “Bunun” yüzünden ikinci çocuğu doğurmadım. Sabır falan bırakmadı. “Bununla” nereye gitsem “Allah yardımcın olsun, bu nasıl çocuk böyle!” diyorlar. Herkes ne kadar yaramaz olduğunu da biliyor. Aslında boğa burcuyum.…

Daha İyisi Olabilirsin

Aslında her şey farkındalıkla, korkularımızla ve kusurlarımızla yüzleşerek, onları ve kendimizi kabul ederek, hiçbir yaşanmışlığı ve arkasında bıraktığı duyguları ve travmaları göz ardı etmeyerek ve kendimizi bu yolculuğumuzda iyileştirerek gerçek sağlığa ulaşmaz mıyız? Hep söylerim; bizler holistik bir gerçeğiz. Yani hem beden, hem zihin,hem de ruh üçlüsünün de sağlıklı olması gerek. Yalnızca besinlere dikkat ederek ya da yalnızca enerjiyle iyileşemeyiz, dönüşemeyiz ve duyguları dönüştüremeyiz. Bizden ayrı bir dünya olan bir gerçek var ki o da beynimizdeki bilinçdışımızdır. Onu duymayı, anlamayı ve çözüm bulmayı hedeflersek. ancak o zaman kendimizi gerçekleştiririz. Bunun için de farkındalık gerek, çaba gerek, cesaret gerek ve kendini sevmek gerek. Astrolog arkadaşım @astrodayss Hale der ki; “Doğduğunuz güne geri dönün bakalım. Annenizin o günle ilgili anlattığı anılara… Doğum hikayeniz, hayatınızın geneli ile ne kadar benzerlik taşıyor?” Ve şunu ekliyor: “Doğum hikayenizde zorluklar olabilir. Ancak bu, hayatınızın çok kötü olacağı anlamına gelmez. Aksine, mücadele gücünüzü gösterir. Küçücük bir bebekken…

MENÜ