yoneticikisi

10 Posts Anasayfa

Hatice Misge İle İftar Ve Sahur Menüleri Röportajı

Ramazan ayına girmemizle birlikte, iftar ve sahur sofralarımızın düzeni, yemek yeme düzenimiz, oruçtan en iyi şekilde yararlanma üzerine Hatice Misge ile birlikte yaptığımız söyleşimizi aşağıda paylaşıyorum. Hepimizin faydasına olmasını diliyorum. Ş.A: İftar menüsü nasıl hazırlanmalı? H.M: Biz iftarda salatayla birlikte tek çeşit yemek yemenin, oruçtan maksimum fayda sağladığını düşünüyoruz. Çorba veya yemekle birlikte salata gibi. Bunu yapamayanlar hiç olmazsa mümkün olduğunca az çeşitle iftar sofrası hazırlamalı. Mesela çorba ve yemek ya da yemek ve pilav gibi. Ş.A: İftardan birkaç saat sonra açlık hissedilirse yemek yenilebilir mi veya geç saat olduğu için meyve tüketilebilir mi? H.M: İftardan sonra oluşan açlık hissi karışık ve çok yemekten kaynaklanır. İftarda doğru yiyenlerde acıkma olmaz. Acıkma olduğunda yenebilecek en doğru şey çiğ ve doğal kuruyemiş tüketmektir. İftarın üzerinden 4 saat geçtikten sonra meyve yenebilir. Ş.A: İftar sonrası bitki çayı, kahve, soda gibi içecekler tüketilebilir mi ya da hurma yenebilir mi? H.M: Hurmayı oruç açarken yemek…

Çağla Yüksel | Korku Frekansından Çıkma

3 Nisan 2020 akşamı Çağla Yüksel ile korku frekansı başta olmak üzere duygu frekansları, korku – affetme – öfke – kin – nefret – üzüntü gibi duygulardan arınma yolları, Corona virüsü ile hayatımızdaki değişiklikler, ilahi düzen, dişil enerji, omurga sağlığı, açlık orucunun faydaları, karışık yemek yemenin zararları, nasıl beslenmemiz gerektiği, paketli gıdaların etkileri, hamilelik ve doğum, dengede kalabilme, kalp çakrası, şu sıralar hepimizde sıklıkla görülen baş ağrısı, göz seğirmesi, kulak çınlaması gibi durumların enerjisel nedenleri, kadında cinsel gücü aktive edebilme, zihin – beden – ruh olarak sağlığı holistik değerlendirme, bakış açılarımızın ve düşüncelerimizin oluşturduğu sağlık sorunları, aile birliği, Çağla Yüksel’in omurga sağlığı ve bilinçle ilgili video paylaşımlarının kaynakları, yazdığı kitaplar ve kitabım Hare üzerine canlı bir yayın gerçekleştirdik. Gelen talepler üzerine bu videonun kalıcı olması istenildiği için ben de BirAnneTavsiyesi.Com blog adresime ekledim ki her zaman izlenilebilsin. Çağla Yüksel ile yaptığımız sohbete buradan ulaşabilirsiniz. <Video için tıklayınız> Şifa ve sevgi…

Cumhur Şener | Çocuk Göz Sağlığı

Göz sağlığı, göz tembelliği, gözlük seçimi, göz kapama, çocuklarda göz muayenesi gibi Prof. Dr. Cumhur Şener’den aldığım bu önemli bilgileri aktarmadan önce Güneş ve Hira’nın göz sağlığı sorunlarından, hikâyelerinden, tedavi süreçlerinden, belirtilerden ve tecrübelerimizden başlayarak konuya girmek istiyorum ki annelerimize de ek bilgi olsun çünkü göz muayenesinin ve doğru ölçümlerin ne derece önem arz ettiğini deneyimleyerek öğrenmek zorunda kalan bir anne olarak, elimden geldiğince bu noktada da farkındalık oluşturmak isterim. O yüzden de önce Güneş ve Hira’nın hikâyesini aktarmak istiyorum ve Prof. Dr. Cumhur Şener’le daha önce konuştuğumuz (göz sağlığı ile ilgili diğer yazımlarımda bilgiler var fakat tek bir yazıda da toplanması için burada da tekrar paylaşacağım) göz tembelliği ve göz kapama ile ilgili bilgileri de bu yazımda tekrar paylaşacağım: Çocuklarda Göz Muayenesi Süreci Nasıl Olmalıdır? Güneş ve Hira doğuştan hipermetrop ve astigmat. İlk çocuğum Güneş’i bebekken göz doktoruna götürmüştük fakat o zaman doktor muayenesindeyken gözlerinde görme bozukluğu olduğu fark…

Korona Virüsünden Koruyan Fitoterapi Bitkisel Yöntemler

Evet; telaşlanmaya ve telaşlandırmaya gerek yok çünkü maddi, manevi ve psikolojik olarak zaten yorgun bir dönemimizdeyken bir de üzerine ekstra korku, kaygı ve panik eklersek bu, bizi hepten yoran korona virüsü salgınının korkusu iyice yıpranacağımız sonuçlar doğurabilir. Korku mantıklı düşünmenin önüne bile geçebilir. O yüzden kişisel temizliğimizin yanı sıra sokağa çıkmamaya dikkat etmek gibi tedbirler de alınmalı, aynı zamanda da beslenmemize daha dikkat etmeliyiz. Çünkü telaşlanmamalıyız evet fakat şöyle de bir durum var; virüsün ne denli ülkemize girdiği ve kimlerin taşıdığını henüz net olarak bilemiyoruz. Ortalama 10 gün sonra gerçek sonuç kendini daha net şekilde gösterecek. O yüzden bu dönemde beslenmemize ekstra önem vermemiz lazım; hem korona virüsünün bulaşmaması için, hem de bulaştı ise sağlıkla ve çabucak atlatabilmemiz için. Çocuk doktromuz Ayla Özcan’ın kış hastalıklarında fitoterapi, yani bitkisel yöntemlerle oluşturulan, doğal ve organik gıdalarla hazırladığım birkaç kür, şurup, çay, çorba tarifleri var ki “Grip Salgını ve Tedavisi” yazımda bahsetmiştim fakat…

Corona Virüsünden Korunma Yöntemleri

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Türkiye’de corona virüsüne dair açıklamasından sonra, virüsten korunma yöntemlerini de aktarmak istedim ki hepimiz için tedbir olsun. Öte yandan İstanbul’da bir vakanın tespit edildiğini açıklayan Koca ‘Bir veya birkaç vaka, salgın değildir. Durum sadece virüsün ülkemiz sınırlarına girdiği anlamına gelir. İzole edilmiş vakada tek anlam budur. Yapmamız gereken, hayatımızı tedbirler doğrultusunda düzene sokmaktır. KORONOVİRÜS, ALACAĞIMIZ TEDBİRLERDEN DAHA GÜÇLÜ DEĞİLDİR.’ şeklinde de bir bilgilendirmede bulundu. Tedbirlerine değinmeden önce corona hakkında biraz bilgi almak için Oytun Erbaş’ın açıklamalarından paylaşmak istiyorum. Oytun Erbaş corono virüsünü influenza ile karşılaştırdığımızda şu şekilde bir tespitte bulunuyor: İnfluenzanın bir özelliği var, insandan insana bulaşırken bile mutasyona uğrar. Onun için sen tam bir antikor geliştirirken, değişen influenza yapısından ötürü senin antikor onu tanımıyor ve tekrardan enfekte olabiliyorsun. Yani influeanzayı geçirsen bile tekrar yakalanabiliyorsun. Onun için influenza çok tehlikelidir.” (Detaylarını aşağıda paylaştığım videodan izlemenizi mutlaka öneririm). Korona virüsünde ise böyle bir durum gerçekleşmediği için, kıyasla…

İçindeki Sen Kim?

“Şule Hanım, ikiziniz kapalı olduğu için sizde de az da olsa iman bilgisi vardır belki diye soruyorum: Neden bu kadar dünya işleriyle uğraşınız?” gibi bir mesaj aldım geçenlerde bir kadından. Bu mesajın altında yatan iki büyük etken var. Birincisi, yargı. İkincisi de kibir. Kibir ve yargıya bağlıyorum çünkü aslında bilinçaltında şu düşünce var. “Senin imanını yargılıyorum ve kınıyorum çünkü biliyorum ki sen yanlış yoldasın ve benim imanım senin imanından eksiksiz, tam. Bu sebeple de yargılamayı kendimde hak bulup seni doğru yola gelmen için, imanın için, kendi hayrın için de bu dünya işlerini bırakmaya davet ediyorum.” Peki, gerçek nedir? Şule Alkış’ın, Ayşe’nin, Fatma’nın, Hasan’ın, Faruk’un, Mithat’ın imanı eksik midir yoksa tam mıdır? Başkalarının imanı üzerine odaklanacak ve kendimizi “aşmış” sayacak kadar ne zaman yükseldik? Ne zaman hamdan pişmişe, pişmişten yanmışa, yanmıştan da olmuşa döndük de içinde yargı ve kibir barındıran bir bilgelikle başkalarını kınadık? En başından beri açıklamaya çalıştığım konu şu…

Grip Salgını ve Tedavisi

Şu sıralar hem yetişkin hem de çocuklarda ciddi bir domuz gribi salgını var. Güneş ve Hira da hastalanınca, süreci doktorumuzla birlikte, fitoterapi (bitkilerle tedavi) yöntemi ile kontrol altına almaya çalıştık fakat bu yıl ki grip diğer yıllara göre çok daha ağır ve tehlikeli olduğu için, doktorumuz Ayla Özcan bu kez son aşama olarak ilaç da yazmak zorunda kaldı. Güneş 2 yaşından beridir her hastalıkta yalnızca Ayla Hanım’a başvuruyoruz ve kendisine gönülden duacıyım. Çünkü bu süreç içerisinde (5 yılda) yalnızca 2 kere ilaç kullandırttı bize. Geri kalan tüm tedavi süreçlerimiz hep bitkisel yöntemlerle gerçekleşti. Çok zor, ama gerçekten de çok zor durumda kalmadıkça; Ayla Hanım ilaçla değil, bitkisel tedavi yöntemi ile tedavi uyguluyor. Ayrıca doğal beslenmeye de benim gibi gerçekten de önem verdiği için, katkı maddesi ve kimyasal maddelere de en son çare gözüyle bakıp, neredeyse hiç tercih etmediği için, tercih ettiğinde de mutlaka gözlemlediği ve gerekli olduğuna kesin emin olduğu…

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Stres Yönetimi

Çocuk ya da yetişkin; her bireyin hayatında olan ruhsal bir gerilimdir stres. Onu seven ya da kabullenen, isteyen ya da varlığına tahammül eden, onunla başa çıkabilen kaç kişidir bilmem ama strese biraz da güzel tarafından, bize kattıkları tarafından bakalım istedim. Ve elbette onu yönetebilmeyi… O halde ilk bahsedeceğimiz kişi şüphesiz ki Abraham Twerski olacak. Abraham Twerski 1930’larda yaşamış, madde bağımlılığı ve özgüven, stres gibi konularda uzmanlaşmış, çok sayıda kitabı olan bir psikiyatrist. Stresle ilgili şöyle bir konuşması var: Stres ve stresi nasıl görmemiz gerektiği hakkında size söylemek istediğim bir şey var. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum çünkü pek çok insanın derslerimden hatırladıkları bir şeyin de bu olduğunu söylüyorlar. Bir dişçinin ofisine gönderilmiştim ve “Istakozlar nasıl büyür? isimli bir makaleye göz gezdiriyordum. Istakozların nasıl büyüdüğünden bana ne ama ilgimi çekmişti. Makale, ıstakozun sert bir kabuk içinde yaşayan narin, yumuşak bir hayvan olduğunu söylüyordu. Bu sert kabuk genişlemiyor. Peki, ıstakoz nasıl büyüyebiliyor? Istakoz…

Çocuklarda Telefon ve Sosyal Medya

Sosyal medyada en sık sorulan sorulardan biri, video çekimlerim çocukları etkiliyor mu? Bu sorunun yanıtı için en başından ve detaylarından başlayayım. Sosyal medya kullanımı, çocuklarda TV izleme süreci, YouTube vb kanallar, bilgisayar oyunları, tabletler… Bizim evde teknolojik aletler ve çocuk konusu… Çocuğum Kitap Okumayı Sevmiyor yazımda Özkan Öze’ye annelerin sorduğu bir soru vardı: ” Kitap okumayı nasıl alışkanlık haline getirebilir ve nasıl sevdirebilirim?” Özkan Öze de cevaben şöyle demişti: ” Açıkçası ilk olarak şunu sormak istiyorum ama kabalık olacağını düşündüğüm için soramıyorum: “Peki siz bu konuda nasılsınız? Çocuğunuzun kitaplar karşısındaki bu tutumu sizi böylesine endişelendirdiğine göre, elinizden kitap düşmüyor olmalı?” Özkan Öze’nin vermek istediği mesaj aslında çok açık fakat bu mesajı biraz da bilimsel olarak değerlendirelim. O halde ilk değinmemiz gereken konu; ayna nöronlar. Ayna nöronları Giacomo Rizzolatti ve ekibi tarafından bulunan, beynin ventral premotor korteks kısmında yer alan, maymunlarla yapılan bir deneyde keşfedilen bir nöron çeşididir ve maymunlarla yapılan…

Çözüm Bulma Oyunu

Çocuklara kendi sorunlarını çözebilmeleri için fırsat oluşturmak, onların iç veya dış dünyalarındaki yaşadıkları sorunlarda, kendi başına mücadele etmelerini öğretir fakat bu noktada ebeveynler olarak bizi bazı sorular beklemektedir: •Hangi noktada, ne kadar müdahale etmeliyim? •Hangi noktadan sonra kendisi başa çıkmalı ve çözümü bulması için hangi noktada çocuğumu yalnız bırakmalıyım? •Acaba farkında bile olmadan, çocuğun yerine sorun çözmede ben rol alıyorsam bu, onun gelişimini nasıl etkiler? •Empati, özgüven, çaba, zamanı doğru kullanmak gibi duygusal gelişim süreçleri bu durumda nasıl şekillenir? • Yaşanılan sorunun kendisine, “bir eğitim modeli” gözüyle bakarsak, bu sorun aslında çocuğun gelişimine katkı sağlayan bir fırsat olarak düşünülebilir mi? Yani paradigma şöyle: Ortada bir sorun var ama biz ona “sorun” değil, “fırsat” diyoruz, bakış açımızı bu şekilde değiştiriyoruz ve sorunla karşılaştığımızda hemen oyuna başlıyoruz fakat oyunu anlatmadan önce algoritma, hedonizm, SWOT analizi, C++ ve gamification üzerine kısa bir bilgi paylaşımı yapmalıyım. Bu kısmı atlayalım derseniz ki bence demeyin, yine…

MENÜ